“hayatta hiçbir şey bizim arzumuza tâbi değildir. gerçi bu bir felaket, lakin hilkat bize bu felaketi hafifletecek bir vasıta da vermiş: etrafı çeşmi ibretle temaşa kabiliyeti..”
“şairler dolunayı severler, hakkında binlerce şiir yazılmıştır. oysa Veronika en çok yeni ayı severdi, çünkü daha gelişecek, büyüyecek, kendi yüzeyini tümüyle ışığa boğacak zaman olurdu, kaçınılmaz yok oluşundan önce.”
“bir şeyin olması gereken biçimiyle olduğu biçim hiçbir zaman aynı değildir. dünya yaşanması güç bir yerdir Danny. insanı umursamaz. senden benden nefret etmez ama bizi sevmez de… Ağlamak istersen bir dolaba gir, yatağında örtünün altına gir ve doya doya ağla.…devamı“bir şeyin olması gereken biçimiyle olduğu biçim hiçbir zaman aynı değildir. dünya yaşanması güç bir yerdir Danny. insanı umursamaz. senden benden nefret etmez ama bizi sevmez de… Ağlamak istersen bir dolaba gir, yatağında örtünün altına gir ve doya doya ağla. ama ilerlemeye çalış. bu acımasız dünyada görevin budur, sevgini yaşatmak ve ne olursa olsun yoluna devam etmek.”
“insanın varoluş sebebi ruhunu olgunlaştırmak, mükemmel hale getirmektir. hayatta bundan daha yüce bir amaç olamaz. hayatın güzelliği de buradadır: ruhu en üst düzeye götüren sınırsız basamakları birer birer çıkmak. insan için en güç olan, her gün insan olarak kalmasıdır”
“her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı… yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünyanın şahidi olmaktı.”
kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. niye? neyi yapıp neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? yoksa suçlu ve günahkar olmadığımızı işitmeye her…devamıkuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. niye? neyi yapıp neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? yoksa suçlu ve günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi?
“Parlak, berrak gün ışığında tekrar karşılaşmak dün karlı gecede görüşmekten çok farklı bir şeydi. Fısıldayan, eski düşlerle ağırlaşmış bütün o anılardan elinde olmadan korkuyordu insan; bu düşler günün aydınlık gerçekliği içinde yollarını bulamıyor, fark etmeden her yana olağandışı ışıklar serpiştiriyorlardı;…devamı“Parlak, berrak gün ışığında tekrar karşılaşmak dün karlı gecede görüşmekten çok farklı bir şeydi. Fısıldayan, eski düşlerle ağırlaşmış bütün o anılardan elinde olmadan korkuyordu insan; bu düşler günün aydınlık gerçekliği içinde yollarını bulamıyor, fark etmeden her yana olağandışı ışıklar serpiştiriyorlardı; solgun, mistik ışık serpintileri.”