Spoiler içeriyor
"cardona köyü'ndeki komşularının bakış açısına göre, yaz kış aynı elbiseyle dolaşan toto zaugg müthiş bir insandı: -toto asla soğuk almaz, diyorlardı. toto bir şey demiyordu. soğuk alıyordu. alamadığı şey paltoydu..." (eduardo galeano-tepetaklak)
o yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır. sonra onun neslini önemsenmeyen bir suyun özünden yaratıp sürdürmüştür. sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. ne kadar da…devamıo yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.
sonra onun neslini önemsenmeyen bir suyun özünden yaratıp sürdürmüştür.
sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. ne kadar da az şükrediyorsunuz!
secde suresi. 7-8-9. ayet
“ben, dedi, bir şeye özlem duydum mu, ne yaparım bilir misin? bir daha hatırlamayacak kadar bıkıp da kurtulmak için yerim, yerim... ya da tiksintiyle hatırlamak için. bak bir zamanlar çocukken, kirazlara karşı anlatılmaz bir tutkum vardı. param olmadığı için azar…devamı“ben, dedi, bir şeye özlem duydum mu, ne yaparım bilir misin? bir daha hatırlamayacak kadar bıkıp da kurtulmak için yerim, yerim... ya da tiksintiyle hatırlamak için. bak bir zamanlar çocukken, kirazlara karşı anlatılmaz bir tutkum vardı. param olmadığı için azar azar alıyor, yiyor, yine istiyordum. gece gündüz kiraz düşünürdüm, salyalarım akardı; işkenceydi bu! günün birinde, kızdım mı, utandım mı, bilmiyorum; baktım ki kirazlar bana istediklerini yaptırıyorlar ve beni rezil ediyorlar, ne plân kurdum bilir misin? geceleyin yavaşça kalktım, babamın ceplerini yokladım, gümüş bir mecidiye bulup çaldım. sabah sabah da kalktım, bir bahçeye gidip bir sepet dolusu kiraz satın aldım. bir çukurun içine oturup başladım yemeğe. yedim, yedim, şiştim, midem bulandı, kustum. kustum patron. o zamandan beri de kirazlardan kurtuldum; bir daha gözüme görünmelerini bile istemedim. özgür oldum. artık kirazlara bakıp şöyle diyordum: size ihtiyacım yok! şarap için de aynı şeyi yaptım, sigara için de. hâlâ içiyorum ama, istediğim anda harp diye bıçakla keser gibi kesiyorum. yurdum için de aynı şey. hasret çektim, bıktım, kustum, kurtuldum.”
Zorba
sadece iyiler kendi iyiliklerinden kuşku duyarlar, onları iyi yapan da budur zaten. kötüler iyilik yaptıkları zaman bunu bilirler, iyiler ise hiç bilmezler. ömürlerini başkalarını bağışlayarak tüketirler ama kendilerini bir türlü bağışlayamazlar. paul auster - karanlıktaki adam
şoray uzun anlatıyor: “ özel televizyonların, yeni açıldığı dönemde, 3 genç adam, bir kanalda işe başvurduk. beni almadılar. ikisi işe alındı. biri peltek, biri “r”leri söyleyemiyor. biri müfit can saçıntı, öbürü beyazıt öztürk. oğuz atay okuduğumuz dönemdi. onlara “korkuyu beklerken”…devamışoray uzun anlatıyor:
“ özel televizyonların, yeni açıldığı dönemde, 3 genç adam, bir kanalda işe başvurduk.
beni almadılar.
ikisi işe alındı.
biri peltek, biri “r”leri söyleyemiyor.
biri müfit can saçıntı, öbürü beyazıt öztürk.
oğuz atay okuduğumuz dönemdi.
onlara “korkuyu beklerken” düştü;
bana “tutunamayanlar”…
edit: şoray uzun o dönem meşhurdur ve parayı beğenmediği için işi kabul etmemiştir.
kızılderililer sonbaharda yeni seçilen kabile büyücüsüne gitmiş ve kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. modern dünyanın adetleriyle yetişmiş genç büyücü eskilerin sırlarından bihabermiş ve ve kışın nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikre sahip değilmiş. ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye…devamıkızılderililer sonbaharda yeni seçilen kabile büyücüsüne gitmiş ve kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. modern dünyanın adetleriyle yetişmiş genç büyücü eskilerin sırlarından bihabermiş ve ve kışın nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikre sahip değilmiş. ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye düşünen genç büyücü, kabile üyelerine soğuk bir kışa hazırlanmalarını salık vermiş. birkaç gün sonra aklına gelmiş, meteoroloji müdürlüğü'ne telefon açmış ve soğuk bir kış bekleyip beklemediklerini sormuş. görüştüğü meteorologsa kışın sahiden soğuk geçeceğini düşündüğünü söylemiş. bunun üzerine büyücü kabileyi toplamış ve daha fazla odun depolamalarını buyurmuş. aradan birkaç hafta geçmiş. büyücü meteorolojiyi bir kez daha aramış. meteorolog bu sefer ''çok soğuk bir kış olacağa benziyor,'' demiş. büyücü bunun üzerine kabilesini yine toplamış ve bu sefer ormanda ne kadar yakacak odun, dal, kıymık bulurlarsa toplamalarını söylemiş. yine birkaç hafta geçince meteoroloji işleri'ni bir kez daha aramış ve durumu sormuş. meteorolog bu kez çok heyecanlıymış. ''gelmiş geçmiş kışların en soğuğu olacak, öyle görünüyor,'' demiş. büyücü, '' ciddi misiniz?'' demiş. ''nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz.'' meteorolog bir an duraklamış ve ''kızılderililer,'' demiş. ''çılgınca odun topluyorlar!''
platon bir gün karikatür çizer