"İnsanlar sana sadık kalmazlar, sana olan ihtiyaçlarına sadık kalırlar. Artık işe yaramadığın anda senin bir zamanlar önemli olduğunu unuturlar." — Niccolo Machiavelli
Kaybedenler kulübü New york için iftar vakti … "Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba." İyi geceler Sayın Dinleyen sizinle yatmış mıydık? Cevabı olmayan herhangi bir şeyin sorusu da olmaz zaten sayın dinleyen. Sorular sadece cevabı duymak isteğiyle var olurlar. Kaybedecek…devamıKaybedenler kulübü
New york için iftar vakti …
"Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba."
İyi geceler Sayın Dinleyen sizinle yatmış mıydık?
Cevabı olmayan herhangi bir şeyin sorusu da olmaz zaten sayın dinleyen. Sorular sadece cevabı duymak isteğiyle var olurlar.
Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba.
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?
Bazen büyük farklılıklar insanları birbirine daha da yakınlaştırır.
Yalnızlıkla öyle güzel dalga geçiyordunuz ki; sonraki akşamınınkini de dinleyeyim ondan sonra yaparım, dedim. Farkında olmadan baktım ki, sürekli sizin programı bekler oldum. Beklerken de bir baktım ölmeyi unutmuşum.
Hiç aradığın şeyi bulduğunda, bulduğun şeyin aradığın şey olup olmadığına dönüp baktın mı ?
+ Yıl 1917 falan viyanadayız.
- Işte bizim Karl var
+ Kral mı?
- Karl!
+ Kral diyoruz işte biz ona, Sakallı ışte.
Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır.
Bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız. Madem hepimiz yatıyoruz neden yalnız yatalım?
Kadınların özelliği ne biliyor musun?
Seni sen yapan özelliklere âşık olup sonra senden o özellikleri almaya kalkıyorlar.
Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş.
-Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+Bazen yanılabilir.
- Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
- Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
- Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
- Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
- Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
- Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
- Bazen ölemezsin.
- Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
- Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
- Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
- Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
- Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
- “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir… An’a ait.
- Her şeyin başı su.
+ Felsefenin de.
- Üff eski sevgilimi hatırladım ya.
+ Hangisini?
- Ya,işte onu hatırlıyamadım…
Bazı insanlar aile kurmayı öğrenirler. Yani buna değer verirler. Bazıları ise başka bir takım şeylere, değer verirler. Onlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez birey, toplum için erimiş olan birey. Toplum koleje girmeyi bir değer olarak sunduğu için artık o kişiliğini yoksayma halidir. Koleje girmek için yarışır, üniversiteye girmek için yarışır, iyi bi işe girmek için yarışır, güzel bi kadınla evlenmek için yarışır. Devamlı bir yarış ve kazanma zorunluluğu.
-Naber?
+Standart.
-Allah standarttan ayırmasın.
- Nasılsın?
+ Standart.
İnanın burda sizlerle beraber sabah kadar kalıp program yapmak isterdik ama kabul edersinizki bizim de bir sex hayatımız var.
- Geçen cumaya gittim.
+ Ne zaman?
- Salı. Ben hep salıları giderim, daha sakin olur.
yol zamanın bi fonksiyonu değildir. hız , yolun zamana bölünmüş halidir. ivme ve sürtünme katsayısı bizi ilgilendirmez. yolda olmak bi hıza sahip olmayı gerektirir. aksi durum , yolda durmaktır.
durmak , sıkıcıdır ..
yolda durmak , yolda olmak anlamına gelmez .. yolda durmak , yolda durmak anlamına gelir ..
yolun bittiği yerde durulmaz ,.. ya önce durulur , ya durulmaz ..
bazen yolun kenarından renksiz duru sular akar. o sularda balık da vardır. yolun yardığı tepelerin biri yeşil toprak , diğeri bej olabilir.
su , aktığı yerin rengine bürünmez. ama , sana öyle gelebilir.
ayrıca .. yol ,
bitmez ..!!
o , labirentin duvarıdır ..
evet , yol .. asla bitmez ..
Yeraltı Okyanusu ve İnsanlığın Bilmediği Gerçekler İnsanlık tarih boyunca gökyüzüne bakarak evrenin sırlarını çözmeye çalıştı. Ancak belki de asıl büyük gizem gökyüzünde değil, ayaklarımızın altında saklı. Son yıllarda jeofizik araştırmalar, Dünya’nın derinliklerinde, yüzeydeki tüm okyanusların birkaç katı büyüklüğünde bir su…devamıYeraltı Okyanusu ve İnsanlığın Bilmediği Gerçekler
İnsanlık tarih boyunca gökyüzüne bakarak evrenin sırlarını çözmeye çalıştı. Ancak belki de asıl büyük gizem gökyüzünde değil, ayaklarımızın altında saklı. Son yıllarda jeofizik araştırmalar, Dünya’nın derinliklerinde, yüzeydeki tüm okyanusların birkaç katı büyüklüğünde bir su kütlesi olabileceğine işaret ediyor. Bu su, bildiğimiz mavi okyanuslar gibi değil; minerallerin içinde sıkışmış, yüksek basınç altında hapsolmuş bir formda. Yani aslında gezegenin kalbinde devasa bir “yeraltı okyanusu” gizleniyor olabilir.
Bilimsel İpuçları
Derin manto katmanında bulunan ringwoodite adlı mineralin yapısında suya rastlanması, bilim dünyasında büyük bir kırılma yarattı. Bu bulgu, Dünya’daki suların göktaşlarından gelmediği, aksine gezegenin içinden dışarı sızdığı ihtimalini güçlendirdi. Eğer bu doğruysa, yaşamın kökeni gökten değil, yerin derinliklerinden doğmuş olabilir. Buradaki en ilginç nokta, böyle bir okyanusun varlığı halinde mikrobiyal yaşamın da orada gelişmiş olma ihtimalidir. Derin denizlerde lav bacalarının etrafında yaşayan bakteriler gibi, ışığa ihtiyaç duymadan, kimyasal enerjiyle beslenen canlılar yeraltı sularında da var olabilir.
Mitolojik İzler
Kadim uygarlıkların anlatılarında daima “yeraltı suları” vardır. Mezopotamya’da Enki’nin yaşadığı Apsu, Tevrat’ta göklerin ve yerin sularla ayrılması, Hint mitolojisinde Patala Lokası, Maya kültüründe Xibalba’ya giden yeraltı nehirleri… Bütün bu anlatılar, insanlığın kolektif bilinçaltında yerin altında saklı bir denizi sezgisel olarak hissettiğini düşündürüyor. Mitlerdeki yılanlar, ejderhalar ve su altı varlıkları, belki de bu bilinmeyen okyanusun simgesel yansımalarıdır.
Komplo Teorileri ve Gizli Uygarlıklar
Yeraltı okyanusu fikri, modern komplo teorileriyle birleştiğinde daha da karanlık bir tablo ortaya çıkar. Hollow Earth (Boş Dünya) teorisi, yerin altında dev boşluklar ve uygarlıklar bulunduğunu ileri sürer. Antarktika’da Amiral Byrd’ın iddia edilen raporları, buzulların altında gelişmiş varlıklarla karşılaşıldığını söyler. UFO gözlemlerinde sık sık görülen “okyanusa dalıp kaybolan cisimler” ise, bazı araştırmacılara göre bu yeraltı sularda gizlenen üslerin işaretidir. Agartha veya Shamballa gibi efsanevi yeraltı şehirleri, belki de bu su kütlelerinin içinde varlığını sürdüren uygarlıklara işaret eden kadim hafızalardır.
Geleceğe Dair İhtimaller
Eğer Dünya’nın derinliklerinde gerçekten böyle bir su rezervi varsa, bu hem insanlığın kurtuluşu hem de felaketi olabilir. Susuzluk sorunu sonsuza dek çözülebilir; fakat aynı zamanda bu devasa suyun yüzeye çıkışı, küresel ölçekte depremler, tsunamiler ve yok oluşlara yol açabilir. Bazı bilim insanları geçmişteki kitlesel yok oluşların bu tür olaylarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Sonuç
Yeraltı okyanusu, sadece jeolojik bir olasılık değil, aynı zamanda insanlığın mitlerinde, ezoterik öğretilerinde ve komplo teorilerinde yüzyıllardır yankılanan bir tema. Bilimsel olarak bakıldığında mikropların yuvası olabilir, ezoterik açıdan kolektif bilinçaltının bir tezahürü, komplo teorilerine göre ise gizli uygarlıkların yaşadığı bir dünya. Belki de gerçek, bu üç boyutun kesişiminde yatıyor. İnsanlık gökyüzüne uzay gemileri göndermeden önce, ayaklarının altında saklanan bu dev okyanusu keşfettiğinde, tarihin en büyük sırlarından biri açığa çıkacak.
bir bilgeye sormuşlar : ''bir insanın zekasını nereden anlarsınız?'' ''konuşmasından ''diye cevap vermiş. ''ya hiç konuşmazsa ? '' demişler; ''o kadar akıllı insan yoktur ki....''
merak etme, birden bire işlerin düzelir. allah kâdirdir”.. “eğer allah sana bir sıkıntı verirse, o'ndan başka onu giderecek yoktur. eğer sana bir hayır dilerse, o'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur…” en'âm suresi 17. ayet
tek mekanla, düşük bütçeli ama kafa yakan filmler . 1. `Dünyalı` (The Man from Earth, 2007) – Richard Schenkman Bir profesör (David Lee Smith), veda partisinde meslektaşlarına aslında 14 bin yıldır yaşadığını söyler. Tüm film tek bir odada, sadece konuşmalar…devamıtek mekanla, düşük bütçeli ama kafa yakan filmler .
1. `Dünyalı` (The Man from Earth, 2007) – Richard Schenkman
Bir profesör (David Lee Smith), veda partisinde meslektaşlarına aslında 14 bin yıldır yaşadığını söyler. Tüm film tek bir odada, sadece konuşmalar üzerinden akar ama insanı felsefi sorularla sarsar. Senaryosu bilimkurgu ustası Jerome Bixby’ye ait, bağımsız sinemanın en etkileyici örneklerinden.
2. `Üçgen` (Triangle, 2009) – Christopher Smith
Melissa George’un başrolde olduğu film, fırtınaya yakalanan bir grup arkadaşın terk edilmiş bir gemide yaşadığı zaman döngüsü kabusunu anlatıyor. Her şey tekrar ederken, suçluluk ve kader kavramları iç içe geçiyor. Hem gerilim hem kafa yakan bir kurgu.
3. `Zaman Suçları` (Timecrimes / Los Cronocrímenes, 2007) – Nacho Vigalondo
İspanyol yönetmen Nacho Vigalondo’nun zekice kurguladığı bu filmde, sıradan bir adam (Karra Elejalde) yanlışlıkla zaman makinesine girer ve kendisiyle tekrar tekrar yüzleşir. Küçük bütçesine rağmen müthiş bir zaman paradoksu hikâyesi.
4. `İlk` (Primer, 2004) – Shane Carruth
İki mühendis, garajda yaptıkları deney sırasında zaman makinesi icat eder. Shane Carruth hem yönetmen hem başrol olarak, düşük bütçeyle ama inanılmaz teknik detaylarla zaman yolculuğunu en kafa karıştırıcı şekilde işliyor. Birden çok kez izlemelik.
5. `Davet` (The Invitation, 2015) – Karyn Kusama
Logan Marshall-Green’in oynadığı film, eski karısının evinde verilen akşam yemeğine katılan bir adamın paranoyalarıyla başlıyor. Masum görünen sohbetler giderek tarikat ve gerilim atmosferine dönüşüyor. Tek mekânda boğucu bir psikolojik gerilim.
6. `Sınav` (Exam, 2009) – Stuart Hazeldine
Sekiz kişi, gizemli bir şirketin işe alım sınavı için tek bir odada kapatılır. Sorunun ne olduğunu bile bilmeden psikolojik baskıya girerler. Yönetmen Stuart Hazeldine’in minimalist ama sürükleyici filmi, insan doğasını açığa çıkarıyor.
7. `+1` (2013) – Dennis Iliadis
Bir ev partisinde elektrik kesintisi olur ve gençler kendi kopyalarıyla karşılaşmaya başlar. Rhys Wakefield’in başrolde olduğu film, paralel evren ve ikizlik temasıyla “Coherence”ın yakın akrabası gibi. Eğlenceli ama rahatsız edici.
8. `Sonsuzluk` (The Endless, 2017) – Justin Benson, Aaron Moorhead
İki kardeş, yıllar önce kaçtıkları tarikata geri döner. Zamanın tuhaf şekilde aktığı, döngülerin birbirine karıştığı bu hikâyede yönetmen ikili aynı zamanda başrolde. Bağımsız sinemanın zekice bilimkurgu örneklerinden.
9. `Başka Bir Dünya` (Another Earth, 2011) – Mike Cahill
Gökyüzünde ikinci bir Dünya belirir. Brit Marling’in hem senarist hem oyuncu olduğu film, paralel dünyalarla vicdan muhasebesini buluşturuyor. Minimal, duygusal ve şiirsel bir bilimkurgu.
10. `Sevdiğim Tek Kişi `(The One I Love, 2014) – Charlie McDowell
Elisabeth Moss ve Mark Duplass’ın oynadığı filmde, sorunlu bir çift terapi için gittikleri evde kendilerinin alternatif versiyonlarıyla karşılaşır. Hem romantik hem kafa karıştırıcı, sürprizli bir deneyim.
11. `The Invitation Game `/ The Game (2017)
Festival çevresinde tanınan bu bağımsız yapım, bir yemek masasında farklı evrenler arasında gidip gelen karakterleri konu alıyor. Çok az bilinen ama “Coherence” sevenlerin ilgisini çekecek türden.
12. `Sonsuz İki Dakika `(Beyond the Infinite Two Minutes, 2020) – Junta Yamaguchi
Bir Japon kafesinde geçen filmde, televizyon ekranı 2 dakika sonrasını göstermeye başlar. Tek mekânda çekilmiş, düşük bütçeli ama inanılmaz zekice bir zaman paradoksu. İzlerken gülümseten bir bilimkurgu oyunu.
13. `Kaynak Kodu` (Source Code, 2011) – Duncan Jones
Jake Gyllenhaal’ın başrolünde olduğu filmde, bir asker sürekli aynı 8 dakikayı trende yaşamak zorunda kalır. Daha büyük bütçeli olsa da, döngü mantığıyla “Coherence”ın ruhunu taşıyor.
14. `Zamanın Ötesinde` (Time Lapse, 2014) – Bradley King
Üç arkadaş, geleceği 24 saat öncesinden fotoğraflayan bir makine bulur. Başta eğlenceli görünen bu keşif, kıskançlık ve hırsla kâbusa dönüşür. Danielle Panabaker’in rol aldığı film, küçük bütçeyle büyük etki bırakıyor.
15. `Çember` (Circle, 2015) – Aaron Hann, Mario Miscione
50 kişi bir odada hapsolmuştur. Her birkaç dakikada biri ölecek ve kimin öleceğine grup karar verecektir. İnsan doğasının karanlık tarafını açığa çıkaran toplumsal bir deney gibi.
16. `Shimmer Lake `(2017) – Oren Uziel
Bir banka soygunu hikâyesini tersten, yani sondan başa doğru anlatıyor. Rainn Wilson ve Benjamin Walker’ın oynadığı film, Netflix’te gözden kaçmış ama zekice kurgulanmış bir suç gerilimi.
17. `ARQ` (2016) – Tony Elliott
Distopik bir gelecekte, sürekli aynı günü yaşayan bir çiftin hikâyesi. Robbie Amell ve Rachael Taylor başrolde. Netflix yapımı, zaman döngüsü ve enerji teknolojisi üzerinden sürükleyici bir bilimkurgu.
18. `Keşif` (The Discovery, 2017) – Charlie McDowell
Ölümden sonra yaşamın bilimsel olarak kanıtlandığı bir dünyada geçiyor. Jason Segel, Rooney Mara ve Robert Redford’un rol aldığı film, aşkı ve bilimi karanlık bir şekilde buluşturuyor.
19. `Sinyal` (The Signal, 2014) – William Eubank
Üç üniversite öğrencisi gizemli bir sinyalin peşine düşer ve kendilerini akıl almaz bir deneyin içinde bulurlar. Brenton Thwaites ve Laurence Fishburne’ün yer aldığı film, bilimkurgu ile gerilimi birleştiriyor.
20. `Sonsuzluk Odası `(Infinity Chamber, 2016) – Travis Milloy
Bir adam, yapay zekâ tarafından kontrol edilen bir hücrede uyanır. Tüm film tek mekânda geçer, gerçeklik ve rüyalar iç içe girer. Bağımsız bilimkurgunun saklı cevherlerinden.
21. `Platform` (The Platform / El Hoyo, 2019) – Galder Gaztelu-Urrutia
Dikey bir hapishanede, yukarıdan aşağıya inen yemek platformuyla hayatta kalma savaşı anlatılıyor. İspanyol yapımı bu film, sınıf ayrımı ve açgözlülük üzerine sert bir distopya.
22. `Benzeyenler` (The Similars / Los Parecidos, 2015) – Isaac Ezban
1968 Meksika’sında geçen filmde, bir otobüs durağında mahsur kalan yolcular yavaş yavaş birbirine benzemeye başlar. Mekân dar, fikir sonsuz; garip ve rahatsız edici bir bilimkurgu.
23. `Gümüş Gölün Altında `(Under the Silver Lake, 2018) – David Robert Mitchell
Andrew Garfield’ın başrolde olduğu film, kaybolan bir kadının peşinde Los Angeles’ın gizemli yeraltı kültürüne iniyor. David Lynch tarzı, şifrelerle dolu, kara mizahı bol bir bağımsız yapım.
24. `Anti Matter` (2016) – Keir Burrows
Bir bilim insanı, teleportasyon deneyi sonrası hafızasını kaybetmeye başlar. Yaşadığı çelişkiler, kimlik ve gerçeklik sorularına dönüşür. Bağımsız, düşük bütçeli ama güçlü bir bilimkurgu.
25. `Vivarium` (2019) – Lorcan Finnegan
Imogen Poots ve Jesse Eisenberg’in oynadığı film, çıkışı olmayan bir banliyö mahallesinde sıkışıp kalan bir çifti anlatıyor. Tek mekânlı, metaforlarla dolu boğucu bir distopya.
26. `Karanlıkta` (The Blackout, 2019 – Egor Baranov)
Rus yapımı bu filmde, dünya genelinde elektrikler kesilir; sadece küçük bir bölge hayatta kalır. Politik ve askeri göndermeleriyle daha büyük bütçeli ama az bilinen bir distopya.