🔥Kazananlar hiç hata yapmayanlar değil, asla vazgeçmeyenlerdir. 🏋🏽♂️ Martin 20 yaşında uzun boylu, güçlü- kuvvetli, esmer bir adamdı. Görünüşte kendine bakan spor yapan biri gibi duruyordu. Ama kasları gösteriş için değil, aksine hayat onu böyle yaptığı için gelişmişti. O yüzden…devamı🔥Kazananlar hiç hata yapmayanlar değil, asla vazgeçmeyenlerdir.
🏋🏽♂️ Martin 20 yaşında uzun boylu, güçlü- kuvvetli, esmer bir adamdı. Görünüşte kendine bakan spor yapan biri gibi duruyordu. Ama kasları gösteriş için değil, aksine hayat onu böyle yaptığı için gelişmişti. O yüzden 20 yaşında dediğime bakmayın 40 yaşında bir adamın tecrübesine sahip biriydi o...
Martin bir gün sahilde yürürken 3-5 adamın bir adama zorbalık yaptığını görür. Bu olaya kayıtsız kalmaya gönlü el vermez ve adamı kurtarır. Kurtardığı adam burjuva sınıfına sahip, zengin bir adam çıkar. Minnettarlık göstergesi olarak Martin'i yemeğe davet eder.
Genç adam bu teklifi kabul eder.
Kabul eder, etmesine ama kendisi işçi sınıfına mensup olduğu için entelektüel bir ailenin yanında nasıl davranacağını, ne konuşacağını bilemez. Ve gergin bir vaziyette oturur. Etrafa göz atarken masanın üzerindeki Swinburne şiir kitabı dikkatini çeker. Eline alıp okumaya başlar. O sırada içeriye genç bir kız girer. Adının Ruth olduğunu, aynı zamanda kurtardığı adamın kız kardeşi olduğunu öğrenen adam, kızla kitap hakkında sohbet etmeye başlar. Sohbet ettikçe bu yaşına kadar ne kadar cahil yaşadığını anlar.
Ve kendini bir anda kızın gönlüne girebilmek için onun seviyesine nasıl çıkması gerektiğini düşünürken bulur...
💬 Bütün spoiler'lardan kaçtığım için kitap hakkında hiç bir fikrim yoktu desem yalan olmaz.🤭 Sadece tahminim kapağından dolayı böyle, denizde korsanlarla ilgili, macera dolu bir kitap okuyacağım yönündeydi.
Ama her zamanki gibi yine yanıldım.
Peki pişman mıyım? Kocaman bir HAYIR.
Tek sıkıntı, okuduğum kitaplarda betimlemeden ziyade olay, macera, gizem seven bir kız olduğum, kitapta da öyle çok bir olay olmadığı için sadece bir tık yavaş okudum. Onun dışında etkilendiğim yerlere gelirsem: Öncelikle kitapta anlamını bilmediğim, eski kelimelerin ya da kitapta adı geçen eserlerin, şairlerin kim olduklarına dair arka sayfalarda o kelimeleri uzun uzun açıklamaları oldu. Bence bu çok faydalı bir şey çünkü çoğu kitapta anlamını bilmediğimiz kelimeleri tek kelimeyle açıklıyorlar ve açıkçası ben, bir süre sonra unutuyorum.Ama böyle açıklayınca insanın aklında daha iyi kalıyor. Ayrıca hem kapağı hem konusu güzel olan kitapta yazar, vermek istediği mesajları hem okuyucuyu sıkmadan hem de aşırı yormadan en güzel şekilde vermiş diyebilirim.
❗SPOİLER❗
Kendini tanrının çılgın aşığı olarak niteleyen Martin'in kendisi ilkokul mezunu iken sevdiği kadın için yaptıklarına hayran kaldım. Bilgilenmek için halk kütüphanesinden kitap alıp gecelere kadar kitap okuması. Parası bitince gemideki tayfaya yazılması, molalarda İngilizcesini geliştirmek için dil bilgisi çalışması. Sevdiği kadına rahat bir hayat yaşatmak için yazar olma serüvenine atılması. Gazetelerden dergilerden ısrarla ret cevabı almasına rağmen pes etmemesi...
Ve en önemlisi de Ruth 'un kendisine inanmayı bıraktığı halde iradesini kaybetmeyişi beni hem çok etkiledi, hem çok duygulandırdı. Kitabın sonu üzerinde konuşacak olursam : Böyle bir son hiç beklemiyordum bayağı şaşırdım. Biraz hayal kırıklığı yaşasamda ana karaktere yakışan bir son olduğunu düşünüyorum...
Son olarak Okurken gerçekten Martin'in hissettiklerini bende iliklerime kadar hissettim. En çok da şu satırlarda gözyaşlarımı tutamadım.
✏️ - Neden daha önce göze almadın ? İşim gücüm yokken, açlıktan ölürken...
Şimdi kimsem, o zaman da aynı adamdım. İnsan olarak, sanatçı olarak aynı Martin Eden'dım. O zaman Neden yapmadın ? Aynı kemiklerin üzerinde aynı ten, ellerim de aynı, ayaklarım da aynı. Aynı adamım ne yeni bir erdem sahibi oldum ne de yeni bir gücüm var beynim eski beyin...
Demek ki beni başka bir şey için istiyorlar sana bu şeyin ne olduğunu söyleyeyim mi ? Kazandığım ve kazanacağım paralar için. Halbuki o para ben değilim, para bankada duran herkesin cebinde olan bir şey. Sende mi bunun için ? Kabul ve para için mi istiyorsun beni...
Ah be Ruth söylenecek çok söz var da Martin çok güzel cevabını verdi. Bunun üzerine söz söylemek istemiyorum.
❗SPOİLER BİTTİ ❗
📌 Herkes sever birilerini...
Kimi dilinin ucundaki birkaç cümle ile, kimi kendine aldığı pahalı hediyelerini, kimi güzelliğini, kimi makamını. Oysa sevgi: Ne hayallerle soyut ne de yerine konulmuş armağanlarla somut olmak ister.
O birine verilebilecek ya da anlatılabilecek bir duygu değil, hissedilmek ister, görülebilir olmak ister... Sevgi insanın davranışları ile ilgilidir. Sizin için yaptıklarıyla, vazgeçtikleriyle, feda ettikleriyle. Gerçek sevgiyi bulmak istiyorsanız birinin yüreğini açıp bakın. Sevilebilecek gibiyse orayı sevin.
Çünkü gerçek sevgi kalbidir, ❤️ i...
⭐ Puanım :10 /10