Osamu Dazai’nin uzun yıllara yayılan edebi intihar mektubu. İlk cümlesine ‘utanç dolu bir hayat yaşadım’ diyerek başlıyor. Aslında utanç dolu bir hayattan kastı ne diyerek intihar mektubuna başladı diye düşünmüştüm. Kitabı bitirince anladım . Çünkü utanç dolu olarak bahsettiği hayatın,…devamıOsamu Dazai’nin uzun yıllara yayılan edebi intihar mektubu.
İlk cümlesine ‘utanç dolu bir hayat yaşadım’ diyerek başlıyor. Aslında utanç dolu bir hayattan kastı ne diyerek intihar mektubuna başladı diye düşünmüştüm. Kitabı bitirince anladım . Çünkü utanç dolu olarak bahsettiği hayatın, aslında ne kadar da basit sorunlar olduğunu düşünmesinden dolayı böyle söylüyordu.
Berbat bir hayat yaşamamızın sebebi çevremizdeki insanlar mı yoksa biz miyiz? Dazai suçu hep kendinde aradı sonra sorunun kendisinde değil toplumdan kaynakladığını söyledi . Ben aslında iyi insanım toplum beni böyle yaptı demek mi daha doğru yoksa ben zaten doğduğumdan beri böyleyim demek mi ? kafamda bitmeyen soru işaretleri.
Aslında yazarın takma adı Osamu Dazai . Gerçek adı ise Şuci Tsuşima . Benzer ama farkı varlıklar . Kitabı okuduğunuz zaman aslında Şuçi ‘nin hayatını dinlerken bir taraftan hayattan bezmiş ve ölmek isteyen Dazai karakteri ortaya çıkıyor . Kitap aynı anda iki kişiyi anlatıyor .
İçinde gizlemiş olduğu hisselerinin birleşimi olan Dazai ve ondan melek gibi bahseden insanlar .
Yaşamı boyunca bir çok kez intihar etmeyi denese de başarılı olamadı . Kendisiyle bile intihar etmeyi bile beceremiyorsun diyerek alay ederdi.
Hayatına baktığımızda kendisi zengin ve adını duyuran bir ailede doğmuştu. Çocukluğunu ailesi ile taşrada geçiren biri iken okumak için Tokyo’ya taşınma karı alır . İstese her kademeye rahatlıkla ulaşabilirdi ama o fransız dili ve edebiyatı okumayı seçti. Aslında çizer olmak istemesine rağmen bu bölümü okumaya devam etmiş…
Devamını sizin merak edip okumanız için yarıda bırakıyorum👀
Genelde insanları güldürerek ve saçma hareketler yaparak ya da sahte bir gülümseme takıldığı zaman kendini huzurlu hissedermiş. Nedeni ise toplumun onun farklı bir gözle bakmasını istememesinden kaynakmıymış. Yüzüne takındığı sahte gülümsemeyi biri fark eder diye korkarmış. Çünkü numara yaptığını anladıkları zaman ona eskisi gibi bakmayacaklarını bildiği için daima temkinli davranmış. Ne kadar komik değil mi? bazen bende tıpkı Dazai gibi yüzüme sahte bir gülümsemeyle insanları güldürerek hayatımı devam ettiriyorum fakat bu durumdan memnun değilim. insanları gördükten sonra geceleri bu durumdan dolayı azap çekiyorum. Kendini anlamamak dünyanın en kötü şeyi olduğunu fark ettiğim zaman hiç güzel şeyler olmadı mesela. Kafamdaki soru işaretleri hiç durmak bilmedi. Daha birine bile cevap bulamamışken diğer bir soru kafamı karıştırıyordu. Anlayacağınız kafamın içi daima soru işaretleriyle doluydu ve hala da öyle. Aslında duygularımın cümlelere dökülmesi beni biraz rahatlattı. Garip değilim mesela toplumun genelde garip olduğumu düşünmemi istediği için böyle hissediyorum. Bu kitabı aldığımda normal bir hayat hikayesini okuyacağımı zannetmiştim fakat insanın kendi ağzıyla kendi intihar mektubunu yazıp bunu okumak biraz psikolojimi bozdu diyebilirim.
Japonların dil ve anlatımına fazla bağlı olmadığım için ne ile karşılaşacağımı da bilmiyordum. Yazar hayatında yapmış olduğu pişmanlıkları, intihar edip ve bunu asla başaramamış olması gibi olayları okuduğum zaman uzun uzun düşününce aslında nasıl bir ruh halinde olduğu gözümün önüne geliyordu. Başlarda yazarın bunalımda olup daha sonradan düzeleceğini düşünürken aslında öyle olmadığını fark ettiğim zaman da lanet olsun sana hayat diyerek kitabı kapattım.
Kitabın devamı yoktu . Sadece taşrada sessiz sessiz otururken birden cümleleri bitti kitabı yazmaktan vazgeçti diye düşündüm o zaman ama belki de vazgeçmemiştir fakat olay orda bitmişti. Ruhani olarak kendini bitirmişti aslında .Pişmanlıklar duyduğu zaman kendinde oluşturduğu acı ve kederi direk hissedebiliyordum. Yaşamış olduğu sorunlar yani sorunlardan kastım psikolojik sıkıntılarını başka bir insana sorsanız bunun üstesinden gelebildiğini zannedersiniz fakat öyle değildir. Dazai de öyle olduğunu düşünerek kitabın ilk cümlelerinde utanç dolu bir hayat yaşadım demişti. Kimi insanı bunları söylersiniz yani normal insana karşılıklı oturup anlatsanız bize güler. Bu kadar basit misin ya bu sorunları halledebilirsin konuşarak destek alarak fakat Dazai destek alabilecek bir insan değil çünkü insanlara güvenmiyordu. İnsanları sevmiyor, insanların onun hakkında bir şey bilmesini istemiyordu .Sadece insanlara göstermek istediği kişiliği göstermek istiyordu. Fazlasına gerek yoktu . Onun için yeri geldiğinde güleyim yeri geldiğinde benimle beraber içki içsin tarzında arkadaşlık ilişkileri kurduğu için yardım edilmesinden hoşlanmazdı .
Buraya kadar okuduysanız sizi seviyorum. Çoooook uzun oldu ama umrumda değil sevdiğim bir kitabı bu kadar uzun bir süre kendi kendine konuşarak yazmak hoşuma gidiyor . Ve evet ben yazmıyorum bu yazıları ipad den ses kaydı yapıyorum ve o benim için yazıyor . Düşüne düşüne yazınca olmuyor konuşarak yazınca güzel oluyor. Denemenizi tavsiye ederim okuyun pişman olmazsınız. Hayata farklı bir bakış açısı kazanırsınız gibime geliyor çünkü ben kazandım ve bundan mutluyum bir taraftan üzgünüm. Kendinize iyi bakın ve keyifli okumalar diliyorum.