Spoiler içeriyor
🪷21 gün boyunca her gün bir film izliyorum. 3. GÜN🪷 Tekrardan hayırlı geceler raf ahalisi! İkidir film yorumlarım geç vakte kalıyor çünküü iki gündür günlerim aşırı yoğun geçmeye başladı ve beynimde bulunan fazla düşüncelerle baş başa bu yorumu yazmaya başlıyorum.…devamı🪷21 gün boyunca her gün bir film izliyorum. 3. GÜN🪷
Tekrardan hayırlı geceler raf ahalisi!
İkidir film yorumlarım geç vakte kalıyor çünküü iki gündür günlerim aşırı yoğun geçmeye başladı ve beynimde bulunan fazla düşüncelerle baş başa bu yorumu yazmaya başlıyorum.
Serinin üçüncü filminde sizleri 23 numara adlı gerilim filminin yorumu ile karşılıyorum.
Öncelikle filmi beğendim cidden psikolojik gerilimi çok iyi hissettirmiş ama bu filme alakalı sevmediğim bir anım olduğu için filme bir ayarım..
Konusu: 23 sayısını koyu bir saplantı hâline getiren Walter Sparrow, bir zamanlar ideal olan hayatını gerek kendisinin gerekse sevdiklerinin ölümüne yol açabilecek bir psikolojik işkence cehennemine dönüştürür.
Yorumum: Günlerimin yoğunluğundan, bu filmle ilgili bulunan anımdan ve filmin geriliminden dolayı cidden gerim gerim gerildim. Film bu anlamda başarılıydı. Seyir süreci de akıcı bir şekilde geçti ondanda memnundum. (Ay cidden beynim durmuş gibi hissediyorum acilen doğru dürüst bir uyku çekmeliyim cjshcjshxhs)
Memnun olmadığım bir etken vardı. Filmde sürekli sahneler arasında +18 sahnelere yer verilmiş ama bir gerilim filmine göre bu benim için çok fazlaydı. Bir kaç kez olsa tamam diycem ama ikide bir gelmesi rahatsız ediciydi ve filmin kurgusuna göre mantıklı bulmadım. İzliyecek olanlar ve rahatsız olacaklar bu etmene dikkat ederek izlesinler.
Filmin benim için ilgi çekici bir yanı vardı ve o yanı şuydu; ben böyle şeylere çok meraklı bir insanım ve şimdi bu incelemeyi yazdıktan sonra bununla ilgili araştırmalar yapacağım. Cidden sayıların laneti var mı? Olsaydı hayatta neler yaşardık? Başrol yerinde olsam ne yapardım falan diye merak etmeden duramadım yerimde cjjsjcjs
(Bir ara boyutlara falan takmıştım, bir ara telekinezi gibi olan şeyleride araştırıyordum. Hatta biyokinezi araştırmamdan sonra başıma gelen çok korkunç ve şuan hatırlayınca gülmekten karnıma ağrılar sokan bir anım var ama olayı yaşadığım an aşırı korkutucuydu cjsnxjsj)
Evet bu boş bilgilerden sonra ters köşe kısmına değineceğim. Walter gece uyurken sürekli bir hayal rüya arası bir şey görüyordu. Bir gölge aslında.. bir kadını bıçaklayan bir adamın gölgesi.. o anı görünce içimden dedim kesin bu kafayı bozdu psikolojisi bozuldu kitabı yazanda bu.
Kitabı yazan oymuş ama kafayı bozmamış jcjskcks
Sadece hafızasını kaybetmiş.
Yani filmin o kısmını tahmin etmek bir tık tadımı kaçırdı xjcjsjjc
Eşiyle son sahnelerde bulunan yüzleşme anları güzeldi. Eski kadının onu anlamaması ama eşinin onu sağduyu ile karşılaması çok hoştu. Ki doğru insan ve doğru zaman denen bir şey vardır ve ben buna çok inanırım. Filmin o sahneside bunu hissettirir cinstendi.
Eski kadın seni kimse sevemez falan diyordu o arada aklıma "sen kimseyi sevemezsin" şarkısı geldi. (Evet bana böyle arada saçma sapan yerlerde saçma sapan fikirler geliyor.)
Öhm öhm bu şekilde devam edersem daha çok saçmalayacak gibi hissettiğimden kendimi durdurmalı ve gönderiyi bitirmeliyim..
Filmi beğendim arkadaşlar. Cinsellikten rahatsız olmayacak okurlarda hala izlemedilerse müsait bir vakit bir koşu izlesinler diyorum.
Dinlendiğimiz yorucu olmayan günlere..✨