2026 (108. Film) "Her durum kendine özgüdür." 3 haftalık bir aranın ardından yeniden buradayım. Bakalım yokluğumuz fark edilmiş mi:) Yalnız 3 yıldır aktif kullandığım Raf yapmadığı güncellemeyi ben ara verince yapmış. Kırmızıdan mora geçmeye gerek var mıydı bilmiyorum ama alışmak…devamı2026 (108. Film)
"Her durum kendine özgüdür."
3 haftalık bir aranın ardından yeniden buradayım. Bakalım yokluğumuz fark edilmiş mi:) Yalnız 3 yıldır aktif kullandığım Raf yapmadığı güncellemeyi ben ara verince yapmış. Kırmızıdan mora geçmeye gerek var mıydı bilmiyorum ama alışmak biraz zaman alacak gibi.
Dönüşümü ise sinema tarihinin belki de en parlak senesi olan 1994 yılına ait "Leon: Sevginin Gücü" ile yapmak istedim. 32 yıllık bir film olmasına rağmen günümüzde hâlâ izlenen yapımlardan bir tanesi. Léon (Jean Reno) meslek olarak tetikçilik yapmaktadır. İşinde ki profesyonelliğini daha ilk dakikadan görüyoruz. Mathilda (Natalie Portman) ailevi sorunları olan daha 12 yaşında bir kız çocuğudur. Birtakım olaylar sonrası Mathilda, Léon'un yanına sığınmak durumunda kalır. Léon ve Mathilda birbirlerine hayatı sevdirirken hem de birbirlerine yeni şeyler öğretirler.
Filmin beklentimin biraz altında kaldığını söylemeliyim. 8.5 ImdB puanı olunca bence sunulan işin çok daha büyük olması görüşündeyim. Özellikle Mathilda'nın Léon'a duyduğu aşk konusunda filmi izleyenler ikiye ayrılmış durumda. Kimisi 12 yaşında çocuk ve aşk hikayesinin alakasını sorgularken kimisi de o yardım elini uzatanın Léon olması dolayısıyla Mathilda'nın Léon'u bir kahraman olarak zihnine kazıdığını düşünüyor. İkisinin de kısmen haklılık payı var Mathilda'nın aşk sandığı şey aslında bir hayranlık. Yaşadığı insanlarda hissedemediği bir şeyi bir başkasında hissetmesi onu bir duygu durumunun içine sokmuş olması olağan. Ancak film bence de biraz bu sınırı ihlal etmiş ve bu konunun üstüne gereksiz yoğunlaşmış. Filmin müziklerine bayıldım. Oldukça iyiydi tüm film ve bir de kapanışın "Shape Of My Heart" şarkısı ile olması kulaklarda güzel bir izlenim bıraktı. Oyunculuk anlamındaysa en beğendiğim ismin filmin kötü adamı olarak izlediğimiz Norman Stansfield'ı canlandıran Gary Oldman olarak söyleyebilirim. Mathilda'nın Léon'un halk ağzıyla söylemek gerekirse "hayatsızlığına" az da olsa çözümler bulması güzeldi. Léon'un da yer yer nasıl bugünkü Léon'a dönüştüğünü ve hayatın zorluklarını anlatması güzel detaylardı.
Özetle çok başarılı bir film bunda herkes gibi ben de böyle düşünüyorum. Lakin çok daha iyi filmler var kesinlikle ve bir başyapıt mı derseniz benim ağzımda o tarz bir tat bırakmadı ancak kült, iyi filmleri izliyorsanız mutlaka izleyin bu filmi de. Son olarak gönderi hazırlarken metni yazdığımız sıra eskiden yukarıdan içeriğe tıklayıp oyuncu listesini falan görebiliyorduk. Şimdi taslağı kaydedip çıkıp arama kısmından gidip bakmak gerekiyor, ufak bir güncelleme ile o özelliğin de gelmesi gerekiyor kesinlikle.
7.5/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Natalie Portman, film çekimleri sırasında henüz 11 yaşındaydı ve Mathilda rolü onun sinema tarihindeki ilk profesyonel oyunculuk sınavıydı.
2- Luc Besson, oyuncu seçmelerinde Natalie Portman'ı ilk gördüğünde çok küçük olduğunu düşünerek doğrudan elemiş; ancak Portman'ın ısrarı üzerine yapılan ikinci deneme çekiminde sergilediği ağlama performansından etkilenerek rolü ona vermiştir.
3- Natalie Portman'ın ailesi, senaryodaki şiddet, sigara kullanımı ve yetişkin temalar sebebiyle sözleşmeye çok katı maddeler ekletmiş; Mathilda'nın film boyunca en fazla beş kez sigara tutmasına ve asla dumanı içine çekmemesine izin verilmiştir.
4- Filmin orijinal ve genişletilmiş versiyonunda yer alan bazı sahneler, Amerika'daki test gösterimlerinde izleyicilerin Mathilda ile Léon arasındaki sınırları rahatsız edici bulması sebebiyle sinema kurgusundan tamamen çıkarılmıştır.
5- Jean Reno, Léon karakterini canlandırırken izleyicinin karakterden şüphe duymaması ve pedofilik bir algı oluşmaması adına karakteri zihinsel olarak saf, çocuksu ve duygusal anlamda gelişmemiş biri olarak oynamayı bizzat tercih etmiştir.
6- Gary Oldman, canlandırdığı yozlaşmış DEA ajanı Norman Stansfield rolündeki o meşhur "Everyone!" (Herkesi!) çığlığını senaryoda yazıldığı gibi değil, yönetmen Luc Besson'ı ve ses teknisyenlerini şaşırtmak amacıyla aniden mikrofona bağırarak doğaçlama yapmıştır.
7- Film çekimleri sırasında New York sokaklarında polis arabaları ve üniformalı figüranların yer aldığı bir baskın provası yapılırken, yakınlardaki bir dükkanı soyan gerçek bir soyguncu seti gerçek sanarak üniformalı oyunculara teslim olmuştur.
8- Luc Besson, bu filmi aslında The Fifth Element (5. Element) filminin prodüksiyon hazırlıkları sırasında Bruce Willis'in takviminin boşalmasını beklerken sadece 30 gün içinde yazmış ve düşük bir bütçeyle hızla çekmiştir.
9- Léon'un film boyunca yanından ayırmadığı, "en iyi arkadaşım, asla şikayet etmez" dediği o saksıdaki bitki, gerçekte tropikal bir salon bitkisi olan Çin Herdemyeşili türüdür.
10- Gary Oldman'ın klasik müzik dinleyerek hap yuttuğu sahnelerdeki ilaç kapsülleri, sette gıda boyasıyla renklendirilmiş zararsız şekerleme tozlarından üretilmiştir.
11- Filmde Mathilda'nın ailesinin katledildiği daire sahneleri New York'un Harlem bölgesindeki gerçek bir apartman binasında, apartmanın iç koridorları ise Paris'teki stüdyolarda kurulan dekorlarda çekilmiştir.
12- Mathilda'nın Léon'u eğlendirmek için kılıktan kılığa girdiği sahnede canlandırdığı isimler Marilyn Monroe, Charlie Chaplin, Gene Kelly ve Madonna'dır.
13- Filmin finalinde çalan ve Sting tarafından bestelenen "Shape of My Heart" şarkısı, Luc Besson tarafından filmin kurgusu bittikten sonra bizzat seçilip kapanış jeneriğine eklenmiştir.
14- Liv Tyler da Mathilda rolü için seçmelere katılmış; ancak 16 yaşında olduğu ve o dönem için yaşça büyük durduğu gerekçesiyle yönetmen tarafından reddedilmiştir.
15- Jean Reno, filmde Léon'un her sabah düzenli olarak yaptığı jimnastik hareketleri ve süt içme alışkanlığı detaylarını karaktere bir asker disiplini ve çocuksu saflık katmak amacıyla kendisi önermiştir.
16- Norman Stansfield karakteri, Amerikan Film Enstitüsü (AFI) ve sinema dergileri tarafından sinema tarihinin en unutulmaz ve acımasız kötü adamları listelerinde defalarca ilk sıralara seçilmiştir.
17- Filmin kurgusunu yapan Sylvie Landra, aksiyon sahnelerindeki hızlı kesmeler ile Léon ve Mathilda arasındaki durağan ev sahnelerinin ritmini dengelemek adına montaj masasında tam 4 ay çalışmıştır.
18- Natalie Portman'ın gerçek soyadı "Hershlag" olup, ailesinin bu yapımın getirebileceği sansasyonel etkilerden ve şöhretten kızlarını korumak istemesi sebebiyle jenerikte anneannesinin kızlık soyadı olan "Portman" kullanılmıştır.
19- Léon'un öldürme kuralları arasında geçen "No women, no kids" (Kadın yok, çocuk yok) prensibi, yönetmenin bir önceki filmi olan Nikita (1990) filmindeki temizlikçi Victor karakterinden esinlenilmiştir.
20- Filmin en sonunda Mathilda'nın Léon'un emaneti olan o bitkiyi okulun bahçesine ekip toprağa verdiği ve "Burada daha güvende olacaksın Léon" dediği o son kapanış karesi New Jersey'deki Stevens Teknoloji Enstitüsü arazisinde çekilmiştir.
21- Léon’un parasını ve işlerini yöneten restoran sahibi Tony karakterini canlandıran Oscar adayı usta İtalyan-Amerikalı aktör Danny Aiello, 12 Aralık 2019 tarihinde 86 yaşında enfeksiyon nedeniyle vefat etmiştir.
22- Stansfield’ın o meşhur "Benny, bana herkesi getir!" dediği sahnede Benny rolünü oynayan oyuncu, daha sonra New York İtfaiyesi'ne (FDNY) katılmış ve 11 Eylül 2001 Dünya Ticaret Merkezi saldırılarında insanları kurtarırken kahramanca hayatını kaybetmiştir.
23- Léon’un Stansfield’a ölmeden hemen önce verdiği el bombası pimi ve Mathilda adına söylediği o "Bu Mathilda'dan" repliği, sinema tarihinin en tatmin edici intikam vedalarından biridir.
24- Mathilda’nın ailesi katledildikten sonra Léon’un kapısını çalıp ağladığı ve Léon’un kapıyı açtığı an yüzüne vuran o altın sarısı ışık, sinematografide "ölümden kurtuluş ve yeniden doğuş" karesi olarak derslerde okutulmaktadır.
25- 1994 yılı sinema tarihinin mucize yılıdır; Léon, aynı yıl vizyona giren Esaretin Bedeli, Pulp Fiction ve Forrest Gump gibi devasa başyapıtların arasında kendine has o karanlık masal tonuyla sıyrılıp kültleşmeyi başarmıştır.