Ama korktum! Evet, ölümden korktum. Ölmekten. Yok olmaktan. Cesedimin kirli bir battaniyeye sarılıp yaşlı bir kamyonetin arkasına konulmasından korktum. Sekiz yıldır ölümü adeta bir ayna gibi yüzüne tutmuş olan ben, ölmekten korktum. Kaybedeceklerimden dolayı değil. Sadece, hâlâ istediğimi kazanamamış olmaktan…devamıAma korktum! Evet, ölümden korktum. Ölmekten. Yok olmaktan. Cesedimin kirli bir battaniyeye sarılıp yaşlı bir kamyonetin arkasına konulmasından korktum. Sekiz yıldır ölümü adeta bir ayna gibi yüzüne tutmuş olan ben, ölmekten korktum. Kaybedeceklerimden dolayı değil. Sadece, hâlâ istediğimi kazanamamış olmaktan dolayı yaşamak istedim.
Kinyas ve Kayra s. 425
Nasıl mutluluk anlayışlarımız farklıysa özgürlük anlayışlarımızda farklı olmalı. Bugün benimkinin ne olduğunu düşündüm ve en sonunda buldum. Zihnimin esir olduğu kafesten çıkabilmesi en azından bu yolda çabalayabilmek...
Hala özgürlük ne demek çözemiyorum düşünüyorum. Ama esaret ne demek biliyorum.. Ne kadar zor olduğunu da... Öyleyse hala neden yollarını her köşesini taşlarını ezberlediğim labirentten çıkmak istememem?¿ Kafesim çok mu rahat? Kafesin dışına çıkmak mı korkunç?