"Derdin ne genç adam? Sürekli öldürürüm, öldürürüm... Bu hakkı sana kim verdi?" ●Savaşın, ne için olursa olsun ne kadar yıkıcı olduğunu, birbirini hiç tanımayan, bilmeyen insanları birbirine düşman kılan yanını çok iyi işleyen bir film.
O aile bağını herkese hissettirdiğine eminim.ketty anlayabiliyorum bu hale gelmesini ama o çok şanslı biri .Hepimizde aynı şans yok maalesef 😔 -Köpek,domuz,ekmek😁
Şimdi ztn eski bir film mantık hatalarına vs girmiyorum bile ama filmde asıl rahatsız edici kısım erkek eli değmiş gibi olması , bazı sahnelerde bu iyice gözüne giriyir insanın. Ama oyuncu kadrosuna müziklerine vs bayıldım ve akıcı kafa dağıtmak için…devamıŞimdi ztn eski bir film mantık hatalarına vs girmiyorum bile ama filmde asıl rahatsız edici kısım erkek eli değmiş gibi olması , bazı sahnelerde bu iyice gözüne giriyir insanın. Ama oyuncu kadrosuna müziklerine vs bayıldım ve akıcı kafa dağıtmak için müthiş bir film
ülkenin eğitim seviyesini ciddi ciddi sorguladığım bir andayım. orkun özeller’in standına sıçmışlar, ilk bunu duyduğumda saldırdılar falan zannetmiştim ciddi manada sıçmışlar?? bunu gerçekten yapmışlar, kanka peki amacın neydi şah ismail misin sen napıyorsun ya. it itliğini her yerde belli ediyor…devamıülkenin eğitim seviyesini ciddi ciddi sorguladığım bir andayım. orkun özeller’in standına sıçmışlar, ilk bunu duyduğumda saldırdılar falan zannetmiştim ciddi manada sıçmışlar?? bunu gerçekten yapmışlar, kanka peki amacın neydi şah ismail misin sen napıyorsun ya. it itliğini her yerde belli ediyor işte
Herkesin aksine bu seriyi sevemiyorum. Görsel şölen gibiydi, aksiyon sahneleri vardı, hızlı gelişiyordu ama içine giremedim yine. Şapkacı dışında da hiçbir karakter ile bağ kuramıyorum.
İlk filmler kadar kusursuz olmasa da, bir önceki kadar vasat değildi. Tamamen geri döndürülemeyen o evreni göndermeler, espriler, aksiyon sahneleri, sokak yarışı ile canlandırmaya çalışmışlar. Akıcıydı, aile kavramının üstüne yine fazla düşülmüştü. Absürt ve mantık dışı sahneler fazlaydı ama gözardı…devamıİlk filmler kadar kusursuz olmasa da, bir önceki kadar vasat değildi. Tamamen geri döndürülemeyen o evreni göndermeler, espriler, aksiyon sahneleri, sokak yarışı ile canlandırmaya çalışmışlar. Akıcıydı, aile kavramının üstüne yine fazla düşülmüştü. Absürt ve mantık dışı sahneler fazlaydı ama gözardı edilebilirdi. En azından bu sefer uzaya çıkmadılar :)
Twisted Wonderland’a başlarken açıkçası çok büyük bi beklentim yoktu, hani klasik büyü okulu teması, biraz cool karakterler falan diye düşünüyodum. Ama izledikçe baya sardı. En çok hoşuma giden şey karakterlerin boş olmamasıydı. Hiçbiri “sadece kötü” ya da “sadece iyi” değil,…devamıTwisted Wonderland’a başlarken açıkçası çok büyük bi beklentim yoktu, hani klasik büyü okulu teması, biraz cool karakterler falan diye düşünüyodum. Ama izledikçe baya sardı. En çok hoşuma giden şey karakterlerin boş olmamasıydı. Hiçbiri “sadece kötü” ya da “sadece iyi” değil, hepsinin bi nedeni var. O yüzden birine sinir olsan bile bi süre sonra empati yapmaya başlıyosun.🌹👸🏻
Karakter çeşitliliği de güzel, herkesin tavrı farklı ve bu da izlerken sıkmıyo. Ayrıca aralarındaki etkileşimler baya iyi, diyaloglar falan doğal hissettiriyo. Görsellik kısmı da bence çok başarılı. Yurt tasarımları, renkler falan öylesine yapılmamış, karakterlerle uyumlu duruyo. ✨🫂
Tek eleştiri olarak tempo bazen biraz yavaş kalabiliyo. Tam olaylar hızlanacak gibi oluyo, sonra daha çok karakter odaklı ilerliyo. Ama bu da aslında karakterleri daha iyi anlamanı sağlıyo, o yüzden çok büyük bi eksi değil. 👍🏻👍🏻
Ekstra olarak devamı gelicektir diye düşünerek çok eleştiri gözüyle bakmadan, 1. Sezonun tamamının Riddle' a yani kızıl kraliçenin yatakhanesi kısmında geçti tabi Riddleın seyir zevki harikaydı o ayrı.
Umuyorum ki devamında diğer yerlere/kişilere de odaklanır özellikle Leona-san' a 🦁🤎
Genel olarak bakınca beklediğimden çok daha iyi çıktı. Hem karakterleri hem atmosferiyle insanı içine çekiyo. Devamı olsa hiç düşünmeden izlerim.
Bu adamın (Amir Khan) ülkesindeki toplumsal sorunlara değinmesi çok iyi. Keşke günümüzde bizim ülkemizde de böyle toplumsal sorunlara değinen sanatçılar olsa.
Spoiler içeriyor
Dönüşüm ya da daha doğru bir söylemle başkalaşım? Siz nasıl adlandırırsanız artık. Toplumda her birey kendisine bir amaç edinir ve geleceğini bu doğrultuda şekillendirmek için yeni adımlar atar. Bazılarımızın bu adımları kendinden ziyade her zaman "başkalarının" daha iyi oluşu içindir.…devamıDönüşüm ya da daha doğru bir söylemle başkalaşım? Siz nasıl adlandırırsanız artık.
Toplumda her birey kendisine bir amaç edinir ve geleceğini bu doğrultuda şekillendirmek için yeni adımlar atar. Bazılarımızın bu adımları kendinden ziyade her zaman "başkalarının" daha iyi oluşu içindir. Çünkü kendisinin iyi oluşu o "başkalarının" iyi oluşuna bağlıdır.
Bu yol içerisinde insan kendisini unutabiliyor, gün geçtikçe kendisi olmaktan uzaklaşıyor.
Esasında yapmaktan hoşlanmadığı işler yapıyor, bulunmaktan memnun olmadığı ortamlara giriyor ve bunun gibi birçok olumsuz örnek... Bu koşullara katlanmak, "başkalarının" iyi olması için olması gereken şeyler mi? Bu koşulların sonucunda insan, elde ettikleriyle o başkalarının mutluluğu ile yetinebilecek mi? Burada yol ikiye ayrılıyor: Kişinin yaptığı fedakârlığa değecek başkaları ve de değmeyecek. Değenlere sözümüz yok pek tabii; lakin değmeyen kesime göz attığımız zaman nasıl bir hayatın bize sunulacağının en somut örneğidir bu kitap.
Gün sonunda insan, kendisinden fazlasıyla uzak bir noktaya varıyor. Gregor Samsa ise kendisinden o kadar uzaklaştı ki esasında bir böceğe dönüşmedi; attığı adımlar ve idealleri doğrultusunda kendisini bir böcek olarak nitelendirmeye başladı ve hayatını böyle idame ettirdi. Bu noktaya gelmesine sebebiyet veren şeylerden ziyade suçu her daim kendisinde buldu, çünkü düzen tarafından fazlasıyla manipülatif davranışa maruz kalmıştı.
Franz Kafka, kitaplarına fazlasıyla kendinden bir şeyler katan bir yazar. Okuduğunuz müddetçe diğer kitaplarında işlediği karakterler ile bağ kurmanız muhtemeldir. Baba figürünü incelediğimiz zaman pek bir şeyden hoşnut olmayan birini görüyoruz; annede ise her halükarda sessiz kalma eğilimi mevcut. Bu kitaptaki aile bireylerinin kişiliklerini incelediğimiz zaman, yazarın Babaya Mektup kitabında anlattığı aile ile birebir örtüşme yaşanması ise ayrı bir konudur.
Geleceğinizde attığınız her adımın kendiniz için en iyi olması dileğiyle.
Sağlıcakla kalın.