bulunduğu dönemde kimsenin yapamadığını yapıp ırkçılığa karşı çıkan ve bir mahkemede bir siyahiyi savunan adamın kızından bu hikayeyi okuyoruz konu bazlı gerçekten çok değerli bir kitap ama çok daha dram beklemiştim beklentimi karşılamadı ara ara çok sürükledi bazen sıktı ama…devamıbulunduğu dönemde kimsenin yapamadığını yapıp ırkçılığa karşı çıkan ve bir mahkemede bir siyahiyi savunan adamın kızından bu hikayeyi okuyoruz konu bazlı gerçekten çok değerli bir kitap ama çok daha dram beklemiştim beklentimi karşılamadı ara ara çok sürükledi bazen sıktı ama genel olarak okunabilir değerli bir eser olduğu kesin 🙏🏻
Helloo aşklarr Anjel Fransa'da hayat kadınlığı yapan bir kadınken kader onun yolunu İstanbul'a Dehri Efendi'nin evine götürür. Orada namusuna düşkün iffetli bir dadı rolüne bürünmeye çalışsa da can çıkar huy çıkmaz hesabı evdeki erkekler ile ilişkileri başlar,bu ilişkiler zamanla ortaya…devamıHelloo aşklarr
Anjel Fransa'da hayat kadınlığı yapan bir kadınken kader onun yolunu İstanbul'a Dehri Efendi'nin evine götürür. Orada namusuna düşkün iffetli bir dadı rolüne bürünmeye çalışsa da can çıkar huy çıkmaz hesabı evdeki erkekler ile ilişkileri başlar,bu ilişkiler zamanla ortaya çıkar ve ev ahalisinin kaos dolu günleri başlar.
Hüseyin Rahmi'den okuduğum ilk kitaptı,yazım tarzını beğensem de Anjel hariç herkesi Allah'ın cezası olarak tasfir etmese çok iyi olurdu. Onun dışında kitabın anlatım, diyalog gibi konularda bir eksikliğini görmedim,çok güzeldi.
İnsanın içini ısıtan, izlerken hem güldürüp hem duygulandıran çok tatlı bir hikayesi var. Forrest o kadar doğal ve içten bir karakter ki, o saf kalbiyle hayata dokunuşunu izlemek insana gerçekten çok iyi geliyor. Hayatı hiç karmaşıklaştırmadan, sadece sevgiyle yaşamanın güzelliğini…devamıİnsanın içini ısıtan, izlerken hem güldürüp hem duygulandıran çok tatlı bir hikayesi var. Forrest o kadar doğal ve içten bir karakter ki, o saf kalbiyle hayata dokunuşunu izlemek insana gerçekten çok iyi geliyor. Hayatı hiç karmaşıklaştırmadan, sadece sevgiyle yaşamanın güzelliğini hatırlatıyor insana
İzlediğim en rahatsız edici filmlerden biriydi. Kızın prensi takıntı haline getirip kendine yapılan her şeye katlanması, annenin çocuklarını asla umursamaması ve diğer kardeşe her şeyin tramva olmasına karşın kardeşini kurtarması bilmiyorum çok değişik bir film gibi geldi.
Spoiler içeriyor
Goodfellas, Henry Hill’in çocukluk hayalinin peşinden giderek suç dünyasında Jimmy ve Tommy ile birlikte adım adım yükselişini odağına alıyor. Başlangıçta para, güç ve sınırsız bir özgürlük vadeden bu hayat, zamanla yerini ihanet, uyuşturucu, şiddet ve derin bir paranoyaya bırakıyor. Filmin…devamıGoodfellas, Henry Hill’in çocukluk hayalinin peşinden giderek suç dünyasında Jimmy ve Tommy ile birlikte adım adım yükselişini odağına alıyor. Başlangıçta para, güç ve sınırsız bir özgürlük vadeden bu hayat, zamanla yerini ihanet, uyuşturucu, şiddet ve derin bir paranoyaya bırakıyor.
Filmin bu göz alıcı yükseliş atmosferinden baş döndürücü ve kaçınılmaz bir çöküşe evrilme dinamiğini izlemek son derece etkileyici. Martin Scorsese’nin akıcı kamera kullanımı, dönemin ruhunu kusursuz taşıyan müzik tercihleri ve özellikle Jimmy karakterinin o tekinsiz, soğukkanlı ağırlığı anlatıyı bambaşka bir seviyeye çıkarıyor. Uzun süresine rağmen ritmini bir an bile kaybetmeyen, izlerken asla sıkmayan kusursuz bir suç klasiği.
8/10
Spoiler içeriyor
Daha önce izlemiştim. Son sahnesiyle ilgili birkaç kafa karıştırıcı şey okuyunca tekrar izlemeye karar verdim ama ikinci izleyişimde kafam daha da karıştı. Gerçekliği belirleyen şey zihnimiz mi yoksa bize anlatılanlar mı? Film boyunca bunu sorgulamak ve her sahnedeki detayların sonradan…devamıDaha önce izlemiştim. Son sahnesiyle ilgili birkaç kafa karıştırıcı şey okuyunca tekrar izlemeye karar verdim ama ikinci izleyişimde kafam daha da karıştı. Gerçekliği belirleyen şey zihnimiz mi yoksa bize anlatılanlar mı? Film boyunca bunu sorgulamak ve her sahnedeki detayların sonradan başka anlamlar kazanması çok iyi işlenmiş.
Martin Scorsese’nin yönetmenliği ve Leonardo DiCaprio’nun muhteşem oyunculuğu filmi bambaşka bir noktaya taşıyor. Ters köşe filmlere zaten bayılıyorum beklemediğim bir şekilde sonlanması da benim için filmin en sevdiğim taraflarından biri oldu. Özellikle finalde, iyileşmesine rağmen bilinçli olarak lobotomiyi seçmesi filmin etkisini daha da artırıyor.
“Bir canavar olarak yaşamak mı, yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?”
İmdat diye bağıracağım artık ilk bölümden durduk yere İsrailli propagandası viiiiy toprağımız gitti yok efendim Yahudi karşıtı bilmem ne böyle böyle düşük puan vermeye devam. Her dizi her filmde bizi dikte ediyorlar. Bu arada dizi bok gibiydi arkadaşlar. Siyonistler olmasa…devamıİmdat diye bağıracağım artık ilk bölümden durduk yere İsrailli propagandası viiiiy toprağımız gitti yok efendim Yahudi karşıtı bilmem ne böyle böyle düşük puan vermeye devam. Her dizi her filmde bizi dikte ediyorlar. Bu arada dizi bok gibiydi arkadaşlar. Siyonistler olmasa kimse bu diziyi yapmazdı zaten. Kaldı ki komik olmayan evli olan insanla olmayan insanın cinsel ilişkiye dair beceriksiz şakaları.Dizide komik biri yok, hadsiz kişi yok.
Kitabın isminde geçen “garip”ten kasıt, sünnetin toplum içinde yazık edilmiş, yalnız bırakılmış ve anlaşılmamış bir konuma itilmesidir. Peki sünnet neden garip? Nureddin hoca kitapta bunu irdeliyor. Peygamber'imizin ﷺ "İslam garip başladı, yine garip olarak dönecektir" hadisinden yola çıkarak günümüz toplum…devamıKitabın isminde geçen “garip”ten kasıt, sünnetin toplum içinde yazık edilmiş, yalnız bırakılmış ve anlaşılmamış bir konuma itilmesidir. Peki sünnet neden garip? Nureddin hoca kitapta bunu irdeliyor. Peygamber'imizin ﷺ "İslam garip başladı, yine garip olarak dönecektir" hadisinden yola çıkarak günümüz toplum yapısı, sekülerleşen yaşam tarzı ve modern algılar nedeniyle sünnete uygun bir hayat yaşamanın topluma neden garip ve aykırı geldiğini anlatıyor.
Sünnetin sadece şekilsel detaylara (kılık-kıyafet, yeme-içme adabı vb.) indirgenmesi veya tam aksine modern akıllara uydurulmaya çalışılarak içinin boşaltılması eleştirildiği gibi Sünnetin hayatın her alanını kuşatması gerektiğini vurguluyor.
Ama bilhassa bazı konularda daha derin savunmalar yapıyor. Bunlardan biri hadislerin inkar edilmesi meselesi. Hadislerin günümüze ulaşma sürecini eleştirenlerin gözden kaçırdığı en temel hakikat, İslam medeniyetinin geliştirdiği benzersiz arşiv ve doğrulama disiplinidir. Dünyadaki hiçbir tarihi metin veya figürün hayatı, hadisler kadar sıkı bir ravi denetiminden (sened zinciri), karakter ve hafıza analizinden (cerh ve ta'dil) ve çok yönlü metin karşılaştırmasından geçmemiştir.
Bu konuya paralel bir metinde şunlar geçer:
“Günümüzde tarih bilimi; Sezar, Büyük İskender veya Sokrates gibi figürlerin hayatını ve sözlerini, olaylardan asırlar sonra kaleme alınmış tek bir kaynağa dayanarak ‘tarihî gerçeklik’ kabul eder. Oysa hadis ilminde tek bir aktarım bile onlarca farklı hat, belge ve ravi biyografisi üzerinden sınanır. Eğer hadis ilmindeki bu katı bilimsel kriterleri ve eleştirel süzgeci antik tarihe uygulayacak olursak, ortada insanlık tarihine dair kabul edilebilir hiçbir bilgi kalmaz.”
Dolayısıyla hadislerin korunmadığını iddia etmek, sadece dini bir metne değil, dünya tarihinin gördüğü en muazzam belgeleme ve tarih metodolojisine karşı açık bir çifte standart uygulamaktır. Kur'an'ı muhafaza eden ilahi kudret, O'nun canlı tefsiri olan Sünnet-i Seniyye'yi de korumaya muktedirdir ve korumuştur.
Bir de Kur’an bize yeter diye bir güruh var. “Kur'an bize yeter" demek ilk bakışta Kur'an'a değer vermek gibi görünse de, pratik hayatta Kur'an'ın kendi emirlerini (Peygamber'e itaat, açıklama yetkisi, örnek alma zorunluluğu) göz ardı etmek anlamına gelir. Kur'an ilahi bir rehber ise, Sünnet o rehberin yaşayan modelidir. Bu ikisini birbirinden ayırırsanız, her birey kendi aklına göre bir Kur'an yorumu üreterek din sayısı kadar kişisel anlayış ortaya çıkarır.
Bu konu özelinde Peygamberimizi ﷺ destekleyen ve yetkilendiren ayetler de çokça fazladır:
1- Peygamber’in ﷺ Açıklama ve Öğretme Görevi:
“İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye sana da bu Uyarıcı'yı (Kur'an'ı) indirdik ki düşünsünler." (Nahl Suresi, 44)
2- Peygamber’in ﷺ Hüküm Koyma ve Haram/Helal Kılma Yetkisi:
"O Peygamber, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar; onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar..." (Ârâf Suresi, 157)*
3- İmanın Şartı Olarak Peygamber’in ﷺ Hakemliğini Kabul Etmek:
"Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisâ Suresi, 65)
4- Peygamber'e ﷺ İtaatin Allah'a İtaat Olması:
"Kim Resûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur." (Nisâ Suresi, 80)
5- Peygamber'in ﷺ Sözlerinin Vahiy/İlahî Kontrol Altında Olması:
“O, kişisel arzularına göre konuşmaz. O’nun söyledikleri kendisine vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir." (Necm Suresi, 3-4)
Peygamberimiz ﷺ, henüz kendi sağlığında gelecekte "Sadece Kur'an yeter" diyerek sünneti devre dışı bırakmak isteyecek kişileri mucizevi bir şekilde haber vermiştir:
“Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulup, 'Bize Kur'an yeter; onda neyi helal bulursak helal sayarız, neyi haram bulursak haram sayarız' diyecek kimselerin gelmesi yakındır. Haberiniz olsun! Bana Kur'an ile birlikte onun bir benzeri (sünnet) de verilmiştir. Dikkat edin! Resûlullah’ın haram kıldığı da Allah’ın haram kıldığı gibidir." (Ebu Davud, Tirmizi)
“Size iki şey bırakıyorum; bunlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’ın Kitabı ve Resûlü’nün sünneti.” (Tirmizî)
"Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız, siz de öyle kılın.” (Buhari)
(Kur'an'da namazın detayları bulunmadığı için Peygamber Efendimiz ﷺ kendisinin bizzat model alınmasını emretmiştir.)
Bu ayet ve hadisler net bir şekilde gösterir ki; Peygamber'i ﷺ devreden çıkarmak, Kur'an'ın bizzat kendisine ve onu indiren Allah'ın emirlerine karşı gelmektir.
Sonuç olarak; sünneti hayatta garip bırakmak da, varlığını inkar etmek ya da yok saymak da başlı başına büyük bir yanılgıdır, gaflettir. Hadisleri okuyan ve sünneti tanımaya çalışan herkes görecektir ki ilahi sevgiye ermenin, hayatı bir hizaya kavuşturmanın ve dini samimi bir muhabbetle, sağlam bir zeminde yaşamanın yolu tam olarak buradan geçmektedir.
Velhasıl bu eserin okunmasında çokça fayda var. Tavsiye edilir.
"Biz şuna iman ediyoruz: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in; oturması, kalkması, konuşması, kızıp cevap vermesi, hoşlanıp tebessüm etmesi, sorup cevap vermesi... gibi o gün ashab-ı kiramın gözüyle görüp kulağıyla duyduğu ve bize 'hadisler' diye taşıdıkları bilgi, Kur'an-ı Kerim'in yaşanılabilir ve yaşanınca da iyi Müslümanlık oluşturur malzemeleridir. Bu malzemelerle ilişkimiz kadar iyi Müslüman oluruz. Bu malzemelerin kıymetini takdir edemediğimiz kadar da Müslümanlığın ismi etrafında dolaşır ama kendisinden uzak kalırız."