Spoiler içeriyor
Güzel bi filmdi bence ama sonu biraz karmaşık bitti. Cevapsız sorularım var hala yine de etkilendim. Kan tonunu tam tutturabilmiş nadir filmlerden diyebilirim.
Yine harika bir film ile geldimmm 🥰 💫 Pay It Forward ( İyilik Bul, İyilik Yap ) 💫 2000 yapımı Pay It Forward (İyilik Bul, İyilik Yap), yönetmenliğini Mimi Leder’in üstlendiği bir Amerikan drama filmi. Catherine Ryan Hyde’in aynı adlı…devamıYine harika bir film ile geldimmm 🥰
💫 Pay It Forward ( İyilik Bul, İyilik Yap ) 💫
2000 yapımı Pay It Forward (İyilik Bul, İyilik Yap), yönetmenliğini Mimi Leder’in üstlendiği bir Amerikan drama filmi. Catherine Ryan Hyde’in aynı adlı romanından uyarlanmış. Filmi izlerken aklımdan şu geçti: “Filmi bu kadar etkileyiciyse, kitabı kim bilir nasıldır…”
Film, 11 yaşındaki Trevor’un sosyal bilgiler ödevi için geliştirdiği bir fikir etrafında şekilleniyor. Zor bir aile ortamında büyüyen küçük bir çocuğun, dünyayı değiştirebileceğine inanması… Aslında hikâyenin en vurucu tarafı da bu.
Trevor’un projesi çok basit ama bir o kadar güçlü: Birine iyilik yap, karşılık bekleme; o kişi de üç kişiye iyilik yapsın. Böylece bir iyilik zinciri oluşsun.
Düşününce biraz ütopik geliyor, evet. Ama bir yandan da insan “neden olmasın?” demeden edemiyor. Çünkü bazen bizim için çok küçük olan bir davranış, bir başkasının hayatında kocaman bir ışık olabilir.
Yine düşüncelere daldım… 🙈 Ama film bunu izlerken de hissettiriyor.
Oyunculuklar çok başarılı, hikâye akıcı ve duygusu çok iyi aktarılmış. Eski filmlerin o samimi ve derin havası burada da kendini gösteriyor. Finali ise… beklediğim gibi değildi ama etkileyiciydi. Spoiler vermeyeyim 🙂
Kısacası, izlenmesi gereken filmlerden biri. Belki de izledikten sonra siz de kendi küçük iyilik zincirinizi başlatmak istersiniz…
Yazımı filmden bir replikle bitirmek istiyorum ☺️
“Bisikletinizden daha büyük bir şeyi tamir etmek için büyük bir fırsat. Bir insanı tamir edebilirsiniz.”
Eylulmisali 🦋
●20 Dakikalık kısa bir filmdi ve bunun dışında başka konuları işleyenler de var sanırım, belki onlara da bakarım. Şimdiki doktorları ve estetik belasını ürkütücü ve gerçek bir şekilde işlemişti diye düşünüyorum. Aslında botoksa ve dozunda bir estetiğe çok karşı biri…devamı●20 Dakikalık kısa bir filmdi ve bunun dışında başka konuları işleyenler de var sanırım, belki onlara da bakarım.
Şimdiki doktorları ve estetik belasını ürkütücü ve gerçek bir şekilde işlemişti diye düşünüyorum. Aslında botoksa ve dozunda bir estetiğe çok karşı biri değilim ama artık herkesin bunları yapması ve herkesin birbirine benzemesi, insanların yüzünde artık gerçek bir duygunun görülemeyecek hale gelmesi kötü geliyor bana.
İnsanın kendi yüzünden vazgeçecek hale gelmesi olayı ise çok garip geldi bana. Bunu kaçımız gerçekten isteriz acaba? Çünkü yüzümüz sadece kaş göz meselesi değil bence, yüzümüz bir ömrü, acıyı, sevinci, heyecanı ve daha birçok şeyi yaşayan ve gösterendir dünyaya.
☆Spoiler:
Nihal Yalçın çok iyi oynamıştı, çok beğendim. Keşke en azından bazı zamanlar kötü, yanlış şeyleri yapmadan önce bunu bir kabusla görebilsek de vazgeçsek, şükretsek yapmadığımıza Belma gibi.
Sevmeyi seviyor diyorum ya sana Kalpleri kırmayıp aldatmadan Farklı dünyalar, tanıya tanıya Doğrusunu arıyor Yar, bana bakmasa da Yar, benim olmasa da Heyecan duymayı seviyor bu gönlüm Bir sonuç almasa da
Beklentisiz bir şekilde açıp çok etkilendiğim bir film oldu. Filmde fazla hırsın insan üzerindeki etkilerini, yaratacak piskolojik zorlukları ele alıyor. Ayrıca Fletcher izlerken bile geriliyordum rolünün hakkını vermişti. Final kısmı çok beğendim. İzlenir 7/10.
izledikçe duygudan duyguya girdim sadece joe'u gördüğümüz için çok stresliydi ne olduğunu göremiyorduk sadece dinleyebiliyorduk ters köşe cidden iyiydi çoğu kişi düşük vermiş ama ortalamanın üstünde bir filmdi bence
"Fantazi gerçeklikten bir kaçış mı, yoksa sadece bir fantezi mi?" Filmde 2 ana tema işleniyor: biri acımasız gerçeklik, diğeri ise Ofelia’nın hayal dünyası. Ancak Ofelia’nın hayal dünyası da ilk bakışta düşünüleceği gibi bir peri masalı değil. Gerçeklik kadar olmasa da,…devamı"Fantazi gerçeklikten bir kaçış mı, yoksa sadece bir fantezi mi?"
Filmde 2 ana tema işleniyor: biri acımasız gerçeklik, diğeri ise Ofelia’nın hayal dünyası. Ancak Ofelia’nın hayal dünyası da ilk bakışta düşünüleceği gibi bir peri masalı değil. Gerçeklik kadar olmasa da, kendi içinde karanlık. Filmde yer yer sembolik anlamlara sahip sahneler de var. Mesela Faun (Pan) karakterinin kendisi. Pan, film boyunca hangi tarafta olduğu belli olmayan biridir. Bu bilinçli yapılmış, çünkü Pan’ın günümüz gerçekliğindeki insanları simgelemek için düşünüldüğü belli.
Aynı şekilde diğer bir varlık olan Pale Man, onun artık kötü tarafta olduğu açıkça belli ve o da diktatörlüğü ve kör itaati eleştiren bir karakterdir. Final açık uçlu. Her şey tamamen hayal miydi, yoksa gerçekten Ofelia ve ailesi kurtulmuş ve bir yerlerde mutlu muydular? Yönetmen bunu izleyicinin hayal gücüne bırakıyor. Ama şunu da unutmamak gerekir ki film ne kadar düşündürmeye çalışsa da, Ofelia gibi hiçbirimiz hayatın bize dayattığı acı gerçeklerden kaçamayız.
Sevmediğim tek kısım yine klasik “bakın faşizm kötüdür” fikrinin bu filmde de işlenmiş olması. Atmosfer olarak oldukça gerçekçi ve insanı etkileyen bir karanlığa sahipti. Oyunculuklar oldukça doğal ve yer yer çok iyiydi. Filmdeki ninni de hoşuma giden unsurlardan biri oldu. Uzun zamandır filmi bekletiyordum ve beklentilerimi fazlasıyla karşıladı.