Bir İnce Memed giderse bin, on bin, yüz bin İnce Memed gelir, Ağalar biter de İnce Memed’ler bitmez. Bu kitapta ilk iki ciltten farklı olarak Memed’in sadece ağarla değil kendi efsanesiyle de mücadele ettiğine ve İnce Memed’in köylü ve kasaba…devamıBir İnce Memed giderse bin, on bin, yüz bin İnce Memed gelir, Ağalar biter de İnce Memed’ler bitmez.
Bu kitapta ilk iki ciltten farklı olarak Memed’in sadece ağarla değil kendi efsanesiyle de mücadele ettiğine ve İnce Memed’in köylü ve kasaba ileri gelenleri tarafından fantastik bir karaktere büründürüldüğüne şahit oluruz.
Halk Memed’e tapınsa da korku ve açlık karşısında her an saf değiştirebilecek bir çaresizlik içinde olduklarını görüyoruz. Bu yönüyle de sosyoekonomik açıdan köylüyü en savunmasız yönüyle, harika bir kalemle ele almış yazarımız.
Betimlemeler diğer iki kitaba kıyasla çok daha fazla ve ayrıntılı olarak göze çarpıyor. Bunun zaman zaman baygınlık geçirttiğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Yaşar Kemal bu ciltte, güç dengeleri değiştikçe rengini değiştiren, çıkarları uğruna her kalıba giren taşra burjuvazisini ve feodal uşaklarını adeta cerrah titizliğiyle masaya yatırır.
Özellikle Murtaza Ağa karakterinin adiliği cidden sinir krizi geçirttirecek türden. Yazarımız bu karaktersizi öyle bir kaleme almış ki onun bölümlerini okurken sövmedim desem yalan olur. Özet bölümünde o kısımlara da değinmeden geçemedim.
Ankara’dan gelen rüzgarlara, hükümetin o anki politikalarına ve kasabadaki en güçlü figür olan Arif Saim Bey’in keyfine göre her gün yeni bir maske takarlar. Memed dağda güçlüyken ona el altından selam gönderip yaranmaya çalışanlar, sıkışınca onu "vatan haini, eşkıya, komünist" ilan etmekten çekinmezler. Özellikle son bölümlerde rüzgâr nereden eserse oraya sürüklenme eylemi çok ciddi şekilde göze çarpar.
İçinde doymak bilmez toprak ve mülkiyet arzusu olan Mahmut Ağa, diğer ciltteki ağalardan çok daha acımasız bir karakterdir. Diğer agalarda biraz da olsa bulunurken bu canide insani en ufak bir özellik bulunmaz. Gücünü kaba kuvvetten alır.
Romanımızdaki Seyran ise yanındayken Memed’in en duygusal ve kendi olduğu karakterdir. Seyran pasif bir aşık değildir, aşkı için Memed’in tüm düşmanlarına göğüs germekten çekinmez.
Hürü Ana, Anacık Sultan, Topal Ali, Battal Ağa, Sarı Çavuş, Ferhat Hoca, Sefil Ali, Kasım, Temir, Koca Osman ve daha niceleri ise İnce Memed’in yoldaşları olarak kitabımızda yerlerini alır. Bu yoldaşlar Memed’in içindeki insani ışığı koruyan, onu bir katile dönüşmekten alıkoyan şefkat ve sadakat çemberidir.
İnce Memed’i var eden şey onun tüfeği değil, arkasındaki halkın bitmek bilmeyen adalet ve umut ihtiyacıdır; çünkü insanlık, etten kemikten Memedler ölse de kendi yarattığı "Memed efsanesine" tutunarak hayatta kalır.