Spoiler içeriyor
BİRİNCİ SEZON: Dizi 8 sene önce televizyonda yayınlanmış, benim ise bu diziden daha yeni haberim oluyor. Oyuncu kadrosunu beğendiğim için izlemeye başladım. Daha ilk bölümünden itibaren sinematografisi ve oyuncu uyumları ile beni kendine çekti. Dönemin şartlarını, savaşın zorluklarını, yaşattığı acıyı…devamıBİRİNCİ SEZON: Dizi 8 sene önce televizyonda yayınlanmış, benim ise bu diziden daha yeni haberim oluyor. Oyuncu kadrosunu beğendiğim için izlemeye başladım. Daha ilk bölümünden itibaren sinematografisi ve oyuncu uyumları ile beni kendine çekti. Dönemin şartlarını, savaşın zorluklarını, yaşattığı acıyı çok başarılı bir şekilde anlatmışlar. Oyuncularda karakterlerinin acısını iyi bir şekilde ekrana yansıtmışlar. Bütün bunların yanında dönemsel kıyafetlerin, dekorların da çok iyi kullanıldığını söylemek isterim.
Dizi iki gencin zorlu aşkını konu ediniyor. Bu bağlamda romantizm ön planda. İlk bölümlerinde beni mutlu eden, özendiren bir aşk olsa da sanırım 10. bölüme doğru çok başka yerlere evrildi, bu da beni biraz rahatsız etti. Konu bulamayınca böyle bir şeye başvurmuşlar galiba keşke yapmasalardı, ya da bu kadar fazla uzatmasalardı. Bilmiyorum, ilk sezonun sonu birazcık rahatsız etti. Büyük beğenilerle izlediğim diziden soğuma geldi aniden.(Bu arada 13. bölüm ilk sezonun finali.) Sanki hiç olmaması gereken bir konuyu gereksiz bir biçimde uzatmışlar, yorumlarından anladığım kadarıyla birçok izleyici rahatsız olmuş bu durumdan.
Dizideki oyunculuklar çok güzeldi. Özellikle Kıvanç'ın oyunculuğunu çok beğendim. Lâkin ben olsam herhalde Celil'e aşık olurdum. Neyse konumuz bu değil. Partner uyumları da çok güzeldi dizide. Özellikle Farah ve Kıvanç gayet uyumlu bir ikili olmuşlar. Hem birbirlerine benziyorlar, hem de çok farklılar. Bir şekilde birbirlerini tamamlıyorlar yani. Bu ilk sezon yorumum eğer izlemek isterseniz 2. sezon yorumunu ilki izlemeden okumayın.
İKİNCİ SEZON: Dizi hiç istemediğim ama beklediğim bir tarafa evrildi. Gerçek hikâye olduğu için çok da senaryoya laf etmek istemiyorum ama keşke seyirciyi tatmin edecek bir biçimde değiştirselerdi. Sonuçta değiştirilip sunulmuş gerçek hikâyeler de var. Tabii bir yandan da seyirciyi tatmin edecek bir biçimde değiştirilmesi akışı ne derece bozacaktı ya da ne derece etkili olacaktı onu da düşünmek lazım. Sinir ola ola izlesem de genel hatlarıyla beğendiğim bir dizi oldu. Sinematografisi harikaydı, kadro tam anlamıyla yıldızlar geçidiydi. 2. sezonda daha da üstün bir hale geldi. Her ne kadar Fahriye'nin oyunculuğunu beğenmesem de güzelliğiyle diziye başka bir hava katmıştı.
Dizide görmezden gelemeyeceğimiz mantık hataları vardı. Mesela Mürvet'in annesinin o kadar inançlarına bağlıyken sonunda açılması, Yahya Bey'e olanlardan sonra Güzide ve Cemil'in mutlu mesut hayatlarına devam etmeleri. Bu kısımı aslında pek mantık hatasına sokamayız. Lakin geçen o sürede neler yaşadıklarına hızlıca yer verip en azından seyirciyi bu konuda tatmin etmelerini beklerdim. Belki kitabında yazıyordur, bilmiyorum.
En bariz hatası da soyadı kanunu çıkmadan İsmet Paşa, Kazım Paşa gibi ifadeler kullanmak yerine İsmet İnönü, Kazım Karabekir demeleriydi. Bu kadar basit bir hata koskoca sektörün gözünden nasıl kaçmış acaba merak konusu.
Son olarak bu Kıvanç neden hep aşkına sahip çıkamayan korkak erkek rollerinde oynuyor?