Serinin son kitabı da böylece bitti. İlk bitirdiğimde ne olduğunu anlayamadım. Sevdim mi sevmedim mi; tatmin edici bir final miydi, yoksa değil miydi emin olamadım. Biraz düşündükten sonra şu karara vardım, aslında seri kendi akışına ve tarzına uygun bir final…devamıSerinin son kitabı da böylece bitti. İlk bitirdiğimde ne olduğunu anlayamadım. Sevdim mi sevmedim mi; tatmin edici bir final miydi, yoksa değil miydi emin olamadım. Biraz düşündükten sonra şu karara vardım, aslında seri kendi akışına ve tarzına uygun bir final yaptı. Beni arada bırakan şeyse serinin genel konusuydu, büyük finale doğru giden yolun seri boyunca işlenişiydi.
Tüm seri boyunca serideki büyük amacın iyi işlemediğini düşündüm. Geri kalan her şey, karakterler, mekanlar, olaylar güzel işlenmişti. Ama evrende varılmak istenen nokta, "büyük final" seri boyunca tam da içime sinmedi sanki. Tam olarak benimseyemedim, yeterince işlenmedi. Bu yüzden de finalde olaylar sonuca kavuştuğunda duyguları yeterince yaşayamadım. Bu yüzden finalden değil ama, serinin bu yönünden pek memnun kalmadım. Biraz komik bir örnek olacak ama aynı Marvel'ın tüm filmlerini izleyip, beğenip Thanos yeterince anlatılmadığı için End Game'de boş boş ekrana bakmak gibi. Oysa güzel işlense End Game çok daha beğenilirdi ve tüm Marvel serüveni çok daha hak ettiği bir şekilde efsane bir finale kavuşurdu. (Bu seride hissettiğim gibi olsaydı nasıl olurdu örneklemesi yaptım sadece, böyle düşünmüyorum End Game hakkında djdjdj)
Tüüm bu anlatımdan sonra yine de şunu açığa kavuşturmalıyım ki seriyi beğendim. Tek içime sinmeyen noktası buydu. Bunun dışında olaylar akıcıydı, karakterler gerçekçi ve muhteşemdi. Tavsiye eder miyim, evet. Okuduğuma kesinlikle değdi. Güzel bir seriydi.
Spoiler!!!
Sonunda Logen'ın kaderinin belirsizliği hoşuma gitmedi. Tamam gerçekçilik falan ama yine de karakterlerin çoğunun finali kalbimin hoşuna gitmedi dksjdk. Mantıklı tarafım tamam bu kitabın tarzıydı, uymuş deyip acı acı kabullendi :')
"Adam ne kadar küçükse kendini beğenmişliği o kadar artıyor olmalı. Neden hiç fark etmiyorlar? Küçük şeyler büyük mekânlarda daha da küçük görünür."
'"Çocukken aptallık derecesinde yumuşak kalpliydim. Yemin ederim, bir sinek bir örümceğin ağına yakalansa ağlardım.' Bacağı korkunç bir spazmla kasılınca yüzünü buruşturdu. 'Sürekli acı çekince insan bundan kurtuluyor.'"
"Böyle ölmeyi hak etmemişti. Ama savaş böyle bir şeydi. Birçok insan hak etmediği halde ölürdü."
"Emri bir başkası verdiğinde insanları öldürmenin çok daha kolay olması garipti. Öldürmek zor işti. Herkesin düşündüğünden zordu."
"Geçmiş her zaman yanındaydı, nefesi ensesindeydi. Artık geçmişle yüzleşmenin vakti gelmişti."
"Gerçekçi olmak gerekiyordu. Yaptığı hataları birkaç sözle affettiremezdi."
"Ben ne zaman... buna dönüştüm? Sanırım yavaş yavaş. Bir eylem diğerini getirdi, seçim şansım olmayan yolu takip ettim, her defasında kendime göre sebeplerim vardı. Yapmamız gerekeni, bize söyleneni, en kolay olanı yaparız. Sorunları teker teker çözmekten başka ne yapabiliriz? Sonra bir gün bir bakarız... buna dönüşmüşüz."
"Bazen ben de kendi ismimin ağırlığı altında eziliyorum. Seninki gibi bir ismi taşımanın ne kadar zor olduğunu hayal bile edemiyorum."
"Ama sanırım bir süre sonra ümit etmemeyi öğreniyorsun. Hayat insana en kötüsünü öğretiyor, değil mi?"
"Sisin içinde kan gözlerine dolarken ve savaşın kaybedildiğini fark ederken de aynı şeyleri yaşamış, kendisinin sadece bir gözlemci olduğunu düşünmüştü. Bunu bir daha asla yaşamayacağına dair kendisine söz vermişti. Belki de kendi hatasıydı.
İnsanın kendisine tutabileceği sözler vermesi gerekirdi."
"Rahat bir sessizlik sinir bozucu bir sohbetten daha iyiydi ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmezdi."
"Belki de ölmek için ölmeyi istememek lazım."
"Hepimizin kendine göre sebepleri var. İyi adamların da kötü adamların da. Her şey hangi tarafta durduğuna göre değişir."
"Gerçekçi olmak gerekirdi. Farklı bir adam olmayı denemişti ama hepsi bir yalandı. En zor türden, kişinin kendisine söylediği türden bir yalandı. Kanlı Dokuz'du ve bu bir gerçekti. Ne kadar kıvransa ve başkası olmak istese de gerçekten kaçamazdı. Logen umursamak istiyordu.
Ama Kanlı Dokuz hiçbir şeyi umursamazdı."
"Logen, 'Bir şeyin korkusuyla yaşamaktansa,' diye fısıldadı, 'yapmak daha iyidir."'
"Yaratan'ın Kılıcı'nı aradı, kabzasını sıkıca kavradı.
"Evet!" diye tısladı. Logen ve Kanlı Dokuz birlikte kahkaha attılar."
"Bir insanın hayal ettiği her şeyi elde etmesi korkunç bir lanetti. Parıltılı hediyeler içi boş balonlara dönüşünce insana hayalleri bile huzur vermemeye başlıyordu. Jezal'ın hayatı boyunca istediği şeyler -güç, şöhret, görkem- tozdan başka bir şey değildi. Şimdi tek istediği eski hayatına sahip olmaktı ama bu imkânsızdı. Geriye dönüş."
"Ümit bizim gibilere göre değildir, Logen. Söylesene, herhangi bir şeye acı çektirmeden dokundun mu? Dokunup da toza dönüştürmediğin bir şey oldu mu?"