Çok beğendim. En kültlerini okuduktan sonra bir daha beğeneceğim bir epik fantastik serisine başlayacağımı düşünmemiştim. Karakterler, dünya, olay örgüsü, hepsini sevdim. Logen tam benlik bir ana karakter. Gençliğinde daha çok kötü adam olan, ortalığı yakıp yıkan ama yaş aldıkça olgunlaşmış,…devamıÇok beğendim. En kültlerini okuduktan sonra bir daha beğeneceğim bir epik fantastik serisine başlayacağımı düşünmemiştim. Karakterler, dünya, olay örgüsü, hepsini sevdim.
Logen tam benlik bir ana karakter. Gençliğinde daha çok kötü adam olan, ortalığı yakıp yıkan ama yaş aldıkça olgunlaşmış, geçmişin pişmanlığını duyan ve hala da ününün hak ettiği gücü koruyan bir ana karakter. Ben genç ana karakterlerdense yaptıklarını daha sık düşünen ve aralarda ben napıyorum diyen daha yaşlı ana karakterleri daha çok seviyorum artık. Bu tarz karakterler hiçbir içsel sorunu, pişmanlığı, korkusu olmayan ana karakterlerden çok daha gerçekçi geliyor. Ortaokulda 16-17 yaşındaki fantastik ana karakterlerine bayılarak okurdum ama artık yaşça küçük ve gerçekdışı geliyorlar. Kitaptaki kadın karakterleri de gerçekten sevdim, onlar da güzel yazılmış.
Kurulan dünya güzel ve geniş. İlk kitabın sonuna kadar yavaş yavaş tüm dinyadaki genel kültür dağılına ve coğrafyaya hakim oluyorsun. Bu dünyayı tanıma kısmının yavaş yavaş ve kurguya yedirilirek olmask güzel. Kendiliğinden bir akış içinde aşinalaşıyorsunuz.
Büyücülerin ve büyünün de evrenin önemli bir parçası olması benim için mükemmel bir özellik. Büyülü bir dünyayı okumayı çok seviyorum. Kitap genel olarak bir fantastikte sevdiğim çoğu unsuru barındırıyor. Karakterler de gerçekten iyi yazılmış. Sıkmadan kendini okutuyor. Hepsi birbirinden çok farklı ama hepsine bir şekilde sempati duyuyorsun ve kitap boyunca ilerleyecek karakter dinamiklerini merak ediyorsun.
"Hayatta olabilirdi ama hayatta kalmaya devam etmek bambaşka bir şeydi."
"Hayatta küçük şeylerin değerini bilmek lazım, sıcak bir banyo gibi. İnsan küçük şeylerden zevk almayı öğrenmeli, hele de hayatında başka hiçbir şey yoksa."
"'Üç cephede dövüştüm,' dedi. 'Yedi savaşta. Sayısız baskında, çatışmada ve umutsuz savunmada, her tür kanlı eylemde bulundum. Dize kadar gelen karda, fırtınada, gecenin bir yarısında dövüştüm. Hayatım boyunca savaştım ben, bir düşmanla veya diğeriyle, bir dostla veya diğeriyle. Başka bir
bir laf, attıkları bir bakış yüzünden ya da hiçbir sebebi olmaksızın öldürülen insanlar gördüm. Bir defasında bir kadın kocasını öldürdüğüm için beni bıçaklamak istedi, kadını da bir kuyuya attım. Bu, en kötüsü de değildi. Eskiden hayat benim için çamur
kadar ucuzdu. Belki daha da ucuz.'
'On düelloya çıktım ve hepsini kazandım ama hep yanlış amaçlar uğruna, yanlış tarafta savaştım. Acımasız ve vahşiydim, bir korkaktım. Adamları sırtından bıçakladım, yakarak, boğarak, kayalarla kafalarını ezerek öldürdüm onları, uykularında öldürdüm, bazen de kaçarlarken. Birçok kez kendim de kaçtım. Korkudan altıma işediğim de oldu, hayatım için yalvardığım da. Sıklıkla yaralandım, çok kötü yaralar aldım, çığlık attım ve annesinin göğsünden alınan bir bebek gibi ağladım. Seneler önce ölseydim bence dünya çok daha iyi bir yer olurdu ama ölmedim ve sebebini bilmiyorum.'
Taşın üzerinde temiz ve pembe olan ellerine baktı. 'Bildiğim kadarıyla, dünya üzerinde ellerinde benim kadar kan olan başka biri daha yok. Bana düşmanlarım Kanlı Dokuz derler ve sayıları çok. Hep daha çok düşman ve daha az dost. Kan, insana kandan başka bir şey kazandırmaz. Şimdi de gölgem gibi beni takip ediyor, hiç kurtulamadığım bir gölge. Ondan asla kurtulamayacağım. Onu hak ettim. Ona layığım. Onun peşinden koştum. Bu,
benim cezam.'"
"Ya geleceğimin bir parçası olursun ya da geçmişime gömülürsün. Seçim senin, dostum."
"Cesur olmak için korkmak gerekir."
"En iyi çelik her zaman en çok parlayan olacak değil."
"Kendi kararlarımı vermekten sıkıldım. Hiçbir zaman doğru kararlar olmadılar. Babam cehaletin en iyi ilaç olduğunu söylerdi. Bilmek istemiyorum."
"Yaşamak -aslında- iyi ile kötü arasında değil, kötü ile daha kötü arasında bir savaştır.
~Joseph Brodsky"
"Öfkesi ve nefreti şimdilik yok olmuş ama geride büyük bir boşluk bırakmıştı, boşluğu neyle doldurabileceğini bilmiyordu. Kendisini boş, soğuk, hasta ve yalnız hissediyordu. Gözlerini kapatıp kendine sarındı ve ileri geri sallanmaya başladı. Ama karanlık ona bir teselli olmadı."
'"Artık kimse geçmişle ilgilenmiyor,' diye fisıldadı. 'Geçmiş olmadan bir gelecek olmayacağını göremiyorlar."'