Son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon dizilerden biriydi. İçindeki mesajlar, yapılan mizah, karakterler takdire şayan. Benim için unutulmaz replik 'Hi İ'm Elfo'... 10/10
Bizim sadakatimiz türlere ve gezegenedir. Biz Dünyamız adına konuşuyoruz. Varlığımızı sürdürme yükümlülüğümüzse, yalnızca kendimize karşı değil, aynı zamanda Kozmos'a karşıdır. Yaşam kaynağımız olan o eski ve engin Kozmos'a. Carl SAGAN - Kozmos: Evrenin ve Yaşamın Sırları
Bir yıldız açısından insan, uzak ve silikatla demir kaplı egzotik ve soğuk bir kürenin yüzeyinde bir varmış bir yokmuş misali gelip geçen bir kıvılcımdır.
Clarissa Pinkola Estes, Meksika asıllı bir psikanalisttir. Aynı zamanda da bir cantodora dır. Cantodora; Latin geleneğinde eski öyküleri toplayıp saklayan kişi, demektir. Bir nevi hikaye derleyicisi de denebilir. Psikanalistler, insanları ve rüyaları ayrıntılı bir şekilde analiz ederler. Clarissa'da yaşadığı toplum…devamıClarissa Pinkola Estes, Meksika asıllı bir psikanalisttir. Aynı zamanda da bir cantodora dır. Cantodora; Latin geleneğinde eski öyküleri toplayıp saklayan kişi, demektir. Bir nevi hikaye derleyicisi de denebilir. Psikanalistler, insanları ve rüyaları ayrıntılı bir şekilde analiz ederler. Clarissa'da yaşadığı toplum geleneklerinden kaynaklı olarak yarattığı öyküleri ya da masalları tıpkı bir rüyayı analiz eder gibi okuyuculara sunuyor. Kitap da bu yirmi yıllık çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Popüler bir kitap olan ve özellikle kadınların okumaları ya da feminist okumalar bağlamında sıklıkla okunan ve karşımıza çıkan bir kitaptır. Bu kitap hakkında yüzde yüz feminist bir kitaptır demek ne kadar doğru olur pek bilinmez de olsa kadınların iç güdüleri, kendi iç dünyalarına indikleri, kendilerini tanımayı öğütleyen bir kitap olduğundan söz edebiliriz. Kitaptan bazı alıntılar;
- Devam etmek ve dayanmak en büyük güçlerden (kadınların)biridir.
Toplum, kadının doğal hayatına düşman olduğunda, kadın da kendisine yapıştırılan küçük düşürücü ya da saygısız yaftaları kabullenmek yerine, çirkin ördek yavrusu öyküsünde ki gibi dayanmalı, direnmeli ve ait olduklarını aramalıdır. Tercihen de kendisini aşağılayanlardan daha çok yaşamalı, daha fazla gelişmeli ve daha çok yaratmalıdır; üstelik bunları yapabilir de.
Sevmek için sadece güçlü değil, akıllı da olmak gerekir.
Duyarlı hiçbir varlığın, bu dünyada sonsuza kadar masum kalmasına izin verilmez.
Kadınların hiçbir zaman akıtmadıkları okyanuslar dolusu gözyaşı vardır, çünkü annelerinin sırlarını, babalarının sırlarını, erkeklerin sırlarını, toplumun sırlarını ve kendi sırlarını mezara götürmek üzere eğitilmişlerdir.
Başarısızlık, başarıdan daha büyük bir öğretmendir.
Sevmek, onunla birlikte kalmak demektir. Fantezi dünyasından çıkıp kalıcı bir sevginin mümkün olduğu; yüz yüze, kemik kemiğe bir adanma sevgisinin mümkün olduğu bir dünyaya girmek demektir. Sevmek, her bir hücreniz "Kaç!" derken, kalmak demektir.
Çoğu zaman başkalarını, kendimizin yaralanmış olduğumuz yerden ya da çok yakınından yaralarız...
Kurtların ve kadınların kendilerini yanlış anlayanlar tarafından yok edilmesi çarpıcı bir benzerlik taşır.
Eğer size bir ara meydan okuyan, işe yaramaz, şımarık, kurnaz, asi, itaatsiz denmişse, doğru yoldasınız.
Üç saatlik bir film için bir biyografi türü için müthiş derecede gerilim filmden hiç sıkılmadan izlememe sebep oldu. Filmin oyunculuk performansları, efektleri, kurgusu cok mükemmel olmuş ve adeta oscar a göz kırpmış. Filmde atom bombasının yapılma aşaması, atom bombasının test…devamıÜç saatlik bir film için bir biyografi türü için müthiş derecede gerilim filmden hiç sıkılmadan izlememe sebep oldu. Filmin oyunculuk performansları, efektleri, kurgusu cok mükemmel olmuş ve adeta oscar a göz kırpmış. Filmde atom bombasının yapılma aşaması, atom bombasının test edilişi, Japonya üzerinde kullanılışı, atom bombasının Hirosima ve Nagazaki üzerine atılmasının ardından yaşanan Oppeheimer'in itibarsızlaştırılması adına yaşanan mahkeme süreçleri Oppenheimer gözünden çok güzel bir şekilde aktarılmış. Fakat aktarılmayan şeyler de var. Bunlar Los Alamos' daki yaşayan insanların topraklarından sürülmesi, Japonya'nın katledilmesi ve sonrasında nelerin yaşandığı(yani işin bir de Japonya tarafının izleyiciye aktarılması) gibi. Aslında 200 000+ canlıyı katleden bir bilim insanıyla empati kurmaya yönlendirmiş film bizi. yani politik bir bakış açısıyla ilgilenmeyen, salt sinema hissiyatıyla salona gidenler için müthiş temposu olan bir üç saat geçireceklerini söyleyebilirim. Film puani: 8/10.
Bu konuları ve belgeselleri sevdiğim için çok heyecanla izledim. Webb gerçekten çok büyük bir proje ve bu projede çalışan insanların emek verip böyle risk dolu neredeyse imkansız bir projeyi hatasız bir şekilde özverili bir çalışmayla ortaya koymaları inanılmaz bir şeydi.…devamıBu konuları ve belgeselleri sevdiğim için çok heyecanla izledim. Webb gerçekten çok büyük bir proje ve bu projede çalışan insanların emek verip böyle risk dolu neredeyse imkansız bir projeyi hatasız bir şekilde özverili bir çalışmayla ortaya koymaları inanılmaz bir şeydi. JWST nin keşfettiği ve keşfedeceği uzaydaki sırları merakla ve heyecanla bekliyorum. Umarım bir gün bütün sorulara yanıtları buluruz ve umarım insanlık ilerde bilime daha çok önem verir(özellikle kendi ülkem)...