📌"Bir gün bana hediye verecek olursanız papatya tercihimdir." Uzun bir süreden sonra Kore sineması ile merhabalar. Hyun Jun karakterini The legend of the blue sea dizisinde izlemiş filmide o şekilde rafıma almıştım. Kadının çok sade ve dinginleştirici mimikleri var, bayılıyorum.…devamı📌"Bir gün bana hediye verecek olursanız papatya tercihimdir."
Uzun bir süreden sonra Kore sineması ile merhabalar.
Hyun Jun karakterini The legend of the blue sea dizisinde izlemiş filmide o şekilde rafıma almıştım. Kadının çok sade ve dinginleştirici mimikleri var, bayılıyorum.
Şehrin en işlek sokaklarında ressamlık yaparak geçimini sağlayan bir genç kadınımız var. Park yi ise uyuşturucu mafyasına çalışan bir kiralık katil. Bu kötü ama adam gibi seven adamımız bir papatya tarlasında gördüğü Hye-Young'a aşık oluyor. O günden sonra kadının peşinde dolanıyor ama karşısına çıkma cesaretini bulamıyor.
Papatya tarlasında görmesinin şerefine her gün saat 4.15'te "çiçekler" diyerek papatyaları bırakarak görünmeden gidiyor. Genç kadınımız ise görmediği bu adama aşık oluyor ve bir gün karşılaşmayı umarak onu bekliyor.
Bir gün şans eseri genç kızımız sokakta beklerken karşısına tam saat 4.15'te elinde papatyalar ile Jeong woo çıkıyor. Ayrıca bu karakterimiz uyuşturucu mafyasının peşinde olan Interpol dedektifi bir adamdır... Bu üçlüyü nasıl günler bekliyor peki? İzlemek isteyenler buyursunlar..
Samimiyetin ve duruluğun ön planda olduğu bir filmdi. Hiç bir duygu aşırıya kaçılmadan işlenmiş. Kadın aşırı zarifti, park yi kıskanmasına rağmen aşırı sağduyuluydu keza aynı şey Jeong woo içinde geçerliydi.
Romantizm ve dramın ağırlıkta olduğu bir film bu yüzden durgun bir yapısı olsa da yer yer aşırıya kaçılmamış ve gerçekçi aksiyon sahneleri de bulunuyordu.
Klasik müzik, papatya tarlası, kadının başarılı tabloları, antika dükkanı ve büyükbabanın çektiği o vintage kareler... Görsel şölen olan sahneler vardı.
Tanımadığı bir insan için köprü inşa edecek kadar ince düşünceli ama bir yandan da o ellerle can alan birisi Park yi. Bir katil olmasına rağmen çok temiz ve çok masum sevdi. Mimiklerini çok iyi kullanmış, mimiklerin benzerliği bana birisini çok fazla hatırlattığından park yi karakterini daha çok sevdim.
Bazen aşk yanı başımızdadır ama biz onu göz ardı eder ve görmezden geliriz. Filmin sonunda ki detay ile bunu fark ettim.
Sonunda üzülsemde bir şeylerin gün yüzüne çıkması oldukça güzeldi.
Ayrıca filmin sonunda ki hesaplaşma bana my name dizisinin finalini hatırlattı. Çok benziyordu iki son.
"Karşıma geçip oturduğu ilk andan itibaren sanki onu hayatım boyunca tanıyormuş gibi hissettim."
Filmin ilk sahnelerinde geçen bu cümle aslında hislerin yanıltan bir yanı olduğunu gösteriyor.
Papatyalar kalpten aşk demekmiş, filmde bu söz geçiyordu, Çağan Şengülden Papatyalar parçasını bu filme ithaf ediyorum.🎵✨
Herkesin mutlulukla geçtiği, gökyüzünü izlediği bir yeri vardır. Bazılarının ki kadın karakterde olduğu gibi papatyalarla bezeli bir yerdir..
Aslında yazmak istediğim çok farklı şeyler vardı ama cümleleri toparlamaya çalışırken aşırı dağıldım ve bahsetmek istediğim şeyleri toparlayamıyorum.
Romantizm ve dramdan hoşlananlar, Kore yapımlarını sevenlerin seveceği bir film. Öneriyorum. Sevgi ve saygıyla kalın. ✨
📌Yağmur eninde sonunda duracak ve güneş gene parıldayacak.
📌Gelmeni bekleyerek ve umarak papatyaları izledim.