Spoiler içeriyor
"Bazen kendinizi bulunduğunuz yere ait hissetmezsiniz ve kendinizi öldüreceğinizi düşünürsünüz.." "Keşke sadece senin için bu sessizliğin içinde mutlu olabilseydim.." "Pişman olduğumu söyleyebilmek harika bir şey olurdu ama seçme şansınız yoksa, pişman olduğunuzu söylemenin ne anlamı var?" "Sonunda kaçınılmaz olarak tamamen…devamı"Bazen kendinizi bulunduğunuz yere ait hissetmezsiniz ve kendinizi öldüreceğinizi düşünürsünüz.."
"Keşke sadece senin için bu sessizliğin içinde mutlu olabilseydim.."
"Pişman olduğumu söyleyebilmek harika bir şey olurdu ama seçme şansınız yoksa, pişman olduğunuzu söylemenin ne anlamı var?"
"Sonunda kaçınılmaz olarak tamamen yok olması fark eder miydi? Ya da ölümün tamamen her şeyi bitirdiğine inanmak, onu teselli eder miydi? Ölmek mümkün müydü?"
"Sağlıklı düşünebilseydim, sana karanlıkta yalnız başıma savaştığımı söylerdim.. sadece benim bildiğim derin bir karanlıkta..."
"Geri kalanların, hayatın değerini daha iyi anlayabilmeleri için birinin ölmesi gerekiyor..."
"Hayattan kaçarak huzur bulamazsın Leonard.."
"Sence bir gün kurtulabilir miyim?"
"...sanırım yalnızca seni mutlu etmek için hayatta kalıyorum.."
"Ne düşünüyordun?"
-Kahramanımı öldürecektim ama fikrimi değiştirdim.
Ama şimdi bir başkasını öldürmek zorundayım..
"Cesaretle hayatın yüzüne bakmak.. Her zaman cesaretle hayatın yüzüne bakmak.. olduğu gibi ve en azından bilmek.. onu olduğu gibi sevmek..ve sonra ondan vazgeçmek..
*Film benim için sadece Virginia Woolf'un hayatını anlatan bir biyografi filmi değildi. Film, onun Mrs Dalloway romanının farklı kadınların hayatındaki yankılarını ve insanların iç dünyasında yaşadığı görünmez fırtınaları anlatıyordu. Virginia Woolf'un yaşadığı ruhsal bunalımın satırlarına nasıl yansıdığını, o satırların da yıllar sonra başka kadınların hayatına nasıl dokunduğunu izliyoruz...
Film boyunca en çok düşündüğüm şey, insanların acılarının dışarıdan görüldüğü kadar basit olmadığı. Bir insanın neden bu kadar büyük bir umutsuzluğa kapıldığını, hangi yükleri taşıdığını tam anlamıyla bilemeyiz. Bu yüzden kimsenin yaşadığı acıyı küçümsememek gerektiğini düşünüyorum. Dışarıdan anlamsız görünen bir sebep, aslında yalnızca bardağı taşıran son damla olabilir. Herkesin içinde taşıdığı yük, yalnızca kendisinin bildiği kadar ağırdır..
Virginia Woolf'un intiharı da filmde yalnızca biyografik bir bilgi olarak verilmemiş; onun yaşadığı ruhsal çöküşün ve bunun eserlerine nasıl yansıdığının bir parçası olarak işlenmiş. Elbette onun yaşadığı bunalımı tam anlamıyla anlamamız mümkün değil. Ama anlamaya çalışmak ve insanların görünmeyen acılarına saygı duymak gerektiğini hissettiren bir filmdi.
Film bana göre biraz durağan ilerledi. Bunun en önemli nedeni biyografi türünde olması ve olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanmasıydı. Buna rağmen verdiği duygu ve düşündürdüğü meseleler bakımından etkileyici buldum. Özellikle insanların görünmeyen acıları, anlamsızlık hissi ve yaşamla kurdukları kırılgan bağ üzerine uzun süre düşündüren bir yapımdı..
Spoiler içeriyor
Hani ayağınız bir taşa takılır, o an düşeceğinizi anlarsınız ve yere kapaklanana kadar o korkuyu hissedersiniz ya, bu film bana tam olarak bunu yaşattı. Maximus’un saflığını ve iyi niyetini gördüğüm an ayağım o taşa takılmıştı zaten. Tüm filmi o düşüş…devamıHani ayağınız bir taşa takılır, o an düşeceğinizi anlarsınız ve yere kapaklanana kadar o korkuyu hissedersiniz ya, bu film bana tam olarak bunu yaşattı. Maximus’un saflığını ve iyi niyetini gördüğüm an ayağım o taşa takılmıştı zaten. Tüm filmi o düşüş anının korkusuyla seyrettim... Adam sadece evine, evi olanlara dönmek istiyordu.
Düşüş kaçınılmazdı belki ama bir düşüş ancak bu kadar asil olabilirdi.
Vay be..
İlk filmin ardından ikinciyi de tekrar izledim. İki film arasından favorim bu kesinliklee. İşin içine çocuklara ilham verme onlara yardım etme girince daha bir hoşuma gidiyor filmler. School of Rock bunun Rock versiyonu gibiydi. Hep böyle müzik öğretmenlerim olmasını isterdim…devamıİlk filmin ardından ikinciyi de tekrar izledim. İki film arasından favorim bu kesinliklee. İşin içine çocuklara ilham verme onlara yardım etme girince daha bir hoşuma gidiyor filmler. School of Rock bunun Rock versiyonu gibiydi. Hep böyle müzik öğretmenlerim olmasını isterdim ama benimkiler ben ne zaman şarkı söylemek istesem hep beni itip kakmıştı… Neyse bu filmdeki gençlerin sesi ne ya öyleee. Lauren Hill’in efsane bir albümü olduğunu biliyordum ama ilk izlediğimde filmde olduğunu anlamamıştım. Bugün jenerikte adını görünce o mu yoksa dedim ve cidden oymuş. Albümü bana pek hitap etmese de sesi harika ve albümün neden efsane diye anıldığını da anlayabiliyorum. Neden bir daha albüm yayınlamadı acaba merak ediyorum. Gidip araştıracağımmm.
Spoiler içeriyor
Film,bir çok konuyu derin ve gerçekçi bir bakış açısıyla ele alıyor. Kardeşliğin ve onun görünmez bağını çok güzel bir şekilde hissetiriyor insana. Bir insana karşı duyduğumuz güveni ve sevgiyi onun yokluğunda bile koruyabildiğimizi ve bunu yaparken acı çeksek bile iyileştirici…devamıFilm,bir çok konuyu derin ve gerçekçi bir bakış açısıyla ele alıyor. Kardeşliğin ve onun görünmez bağını çok güzel bir şekilde hissetiriyor insana. Bir insana karşı duyduğumuz güveni ve sevgiyi onun yokluğunda bile koruyabildiğimizi ve bunu yaparken acı çeksek bile iyileştirici bir yanı olduğunu gösteriyor aslında. Jill ve isabelle'nin arasında ki o bağ tam olarak bu. Jill'in kız kardeşi isabelle'yi kaybettikten sonra bile ona sesli mesajlar bırakması,kardeşliğin arasında ki o derin bağı en net bir şekilde bize kanıtlıyor. Jill'in yas sürecinin her anına tanık olan wess ise aslında farkında olmadan jill'in iyileşme sürecine de tanık oluyor ve güçlü bir çekim ile gerçek bir aşk yaşanıyor.
İzlediğim en bktan filmdi. Kimin süper ajan fantazisi var? Bu filmler hangi talebin arzı ya da arzın talebi? Her neyse 😭😭😭 Başım ağrıdı. Filmin sonunda Radcliffe ile ilgili söylenen doğru olabilir ama Trump ile ilgili olan kesinlikle yalan.
(BAŞ not, koyduğum emojilerle spoiler kısmında biraz iç döktüm, izleyenlere özel, -abonelere özel jdkdkdkd) ~~`Tam olarak kitap "okuyormuş" hissi verdi RESMEENNNN Hızlı ilerliyor gibi bir tarzı vardı ya daa belli olaylar dışında bir şey yaşanmadı gibi, ama diziyi kitap gibi…devamı(BAŞ not, koyduğum emojilerle spoiler kısmında biraz iç döktüm, izleyenlere özel, -abonelere özel jdkdkdkd)
~~`Tam olarak kitap "okuyormuş" hissi verdi RESMEENNNN
Hızlı ilerliyor gibi bir tarzı vardı ya daa belli olaylar dışında bir şey yaşanmadı gibi, ama diziyi kitap gibi yapan şey de buydu bence.
Önce kuzenimle izledik (yengemin tavisyesi ile, hem dönem hem temiz içerikli, diyerek önerdi) sonra da ki üzerinden belki en fazla 52 saat geçmiştir ablamla tekrar izledim ve her ayrıntısında tekrar etkilendim.
Özellikle mimikler ve oyunculuklar çok güzeldi, Persephone karakteri yaşıyordu adeta. Kailder de aynı şekilde biraz klişeydi ama aynı zamanda da farklıydı.
Diziboxtan izledim demeden edemeyeceğim, çeviri biraz kötü geldi açıkçası, çünkü edebiyat yaparak konuşuyorlardı uzun ve anlamlı cümlelere karşı, çeviri bayağı yavandı. Ânda ki dramatizmi ya da konuşmada ki edebiyatı kendi cabanla anlıyorsun da işte sinir bozucuydu, -bilmem anladınız mı.
Harry vicdan adam ile Athena arasında bir şey yaşanması beklendi 👀 ama yok ya iyi ki yaşanmadı fazla sahneler ve ana karakterlerden uzaklaşma olurdu. Harry gerçek bir kişilikten çok iç sesti sanki kdkdkdk
Yunan mitolojisi ile ilgiliydi yani alt yapı mi desem, önemliydi yani ve bu yuzden araştırmam gerekti zerre bilgim olmadığı için*🙊 (araştırmak= Geminiye sormak JFMWKFKWKDLWLDLLELDFK)
Aslında -Yunan motolojisinde ki- Persephone ile Hades arasında neler geçtiğini okuduktan sonra, nar tohumları anlam kazandı.
Ve alt yapısı bununla ilgiliydi çirkin ve güzel benzetmesi yapanlar vardı ama bence alakası yok, daha derin psikoloji ve insan yaşantısına daha yakın işleyişi vardı güzel ve çirkin de ki çirkin vahşi idi, bu adam vahşi ve karanlık biri değildi açıkçası. Çirkinle kıyıslanması üzücü djkdkd
Daha çok iyileşme üzerineydi bir başkasının çöküşü üzerine değil. İnsanın insana iyi gelmesi güzel şeydir ve bunu izlemekte öyle🫠
Ayrıca arkadaş denilen şeyin, bazen vicdanın olması gerekir. İnsan kendiyle ve kendi vicdani ile baş başa kaldığında delirebilir ama dışardan duyduğu seslerle daha iyi mücadele eder.
Harry iyi ki yüzsüz herifin teki🐸
Aralarında ki bağın işlenişi çok softtu ve laf sokmalarsa en hoşuma giden, beni eğlendiren şeydi (人*´∀`)。*゚+
Ve karı kocalar birbirlerine benzer, tam olarak bunu görmekte gülümsetti🌚🌝
En favori sahnem Persephone'nin iadeyi ziyarette yaşadıklarını anlatma sahnesi 💘 (Spoiler değil, vermicem bu yüzden belirsiz konuşuyorum, koşun izleyin, yıldız ve emojileme yaptığım yerler spoiler ama evet)
Öyle büyümüş öyle görmüş ve bazı şeyler üzerinde bir travma, kendi kader yükü olarak kalmış ama bunları aşması ve mücadelesi güzeldi o yüzden güzel ve çirkin metoforuna benzetemedim💥
Aksanları çok hoştu kızın ses tınısı ve diyaloglar çok dönemikti hajdkakdk
Son sahne tam istediğim şekildeydi ve -diyip durdum gibi ama- kitap gibi bitti açıkçası.
Çok dingin, sakin, atmosferik, psikolojik, mimiksel, fedakarlik ve sevgi üzerine, pambuk mi pambuk, ama acıların da olduğu, hatta bence öğretici(?) bir mini dizi, net öneriyorum gönül rahatlığıyla, izleyin.
"Onu, duyguların hakkında tahmin yürütmeye zorlayarak çöpe atma"
Öyle haklı bir cümleydi ki... Karşında ilişki içinde ve ya iletişim halinde olduğun kişinin kapanıklığı, insanı yoran, ne düşündüğünü düşünmekle kişiyi yıpratan bir şey gerçekten. Bu cümleye çok katıldım. Bunu yapmayın yapmayalım insan iletişimi bu şekil bir şey değil. İşte kailder değişti biz de değişeceğiz varsa kusurun -caya geçelim-
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
SPOİLER, izleyenlerle HASBİHAL
*👀 Harrynin Athenaya düğün sahnesinde ki bakışından tek ben etkilenmedim dimi?
Gerçi sanırım "ohohoo güzel bir genetik diye bakti jfjc
*🙊Persephone, (haşa) baş tanrı denilen Zeus ile tarım, bereket ve hasat tanrıçası Demeter'in güzeller güzeli kızıdır. Asıl adı "genç kız" anlamına gelen Kore'ydi. Yeryüzünde annesiyle birlikte yaşar, bastığı her yerde çiçekler açtırır, neşe saçardı. Ancak hayatı, Yeraltı Dünyası'nın (ölüler ülkesinin) tanrısı Hades'in ona aşık olmasıyla tamamen değişti, Bu olaydan sonra kızının adı artık Persephone (Yeraltı Kraliçesi) oldu.
Ölüler ülkesinde her kim bir şey yer ya da içerse, sonsuza dek oraya ait olur ve yeryüzüne tamamen dönemez.
Hades, Persephone'yi serbest bırakmak zorunda olduğunu biliyordu ama onu tamamen kaybetmek istemiyordu. Gitmeden önce ona kurnazca birkaç adet nar çekirdeği (mitolojide genellikle 4 veya 6 tane olduğu söylenir) ikram etti. Persephone de bilerek ya da bilmeyerek bu çekirdekleri yedi.
Nar çekirdeği sembolmüş, dizi de buna açıklık getiriyor.
* 🫠Bazı diziler de badboy oğlan vardır ya da işte kaç yaşına gelmiş kendi karakterini toparlayamamis problemli birey ve sadece kadına değişir AMAA (But) bu adam kadına değişmedi, bu adam değişti.
Kendine değişti! Bilmem anlatabildim mi.
*🐸 şayet bana öyle davranılsaydı evde daha fazla duramazdım jdjdkdkdk Harry koca yürekli dost.
*🌚🌝 Nezaketsiz Kailder asla teşekkür etmezdi ama Persephone'den aldığı bir özellikle Kahya adama (pastırma olayı sonrasında) teşekkür etti ve bu çok ince bir ayrıntıydı.
Persephone ise laf sokmaya agresiflesmeye yani Harry'e o da dalaşmaya başladı ve çok tatlıydı jdkdkdkd
*💘EHM favori sahnem hakkında konuşcam.
Persephone heyecanla bir şeyler anlatmaya başladığında dükün de heyecanla dinlemesi gülmesi ve beraber kurdukları saçma hayal o kadar komik eğlenceli ve tekrar tekrardan izlenilesi bir sahneydi kii bayıldım gerçekten.
"Benim bile bu kadar iğneliyici laf sokacağımdan şüpheliyim aferin Persephone" JDKAMFMAMAMDMDMAMFMDMAKHDHAHDÖCJDJF
Ha bir de "Ben öyle gezip tozmam" taklidi vardı masa da fjwkkxkss OF COK İYİYDİ BE
*💥 dükler insanlara ihtiyaç duymaz, mottosuyla büyümüş babasından dolayı, ama Persephoneye ihtiyacı olduğunu ve onu sevdiğini kabul edip sevdiği için topluluğa ve insanlığa karıştı, insanın insana ihtiyacı vardır.
*?
Öğretici mi? Neyi? O sana kalmış bir şey arkadaşım, bence herkesin bir şeylerden herhangi bir şey öğrendiğini düşünüyorum. Yani öyle olmalı gibi.
Ne tatlı film ya. Ama Türkçe adı bir o kadar da korkunç shdhhdhd Kötü komedilerden sanıyordum hep adı yüzünden. Halbuki alakası yokmuş. İkinci izleyişim ve tekrar aynı keyfi aldım. Kadının koroyu yönetme süreci herkesin kendi sesini bulması falan harika. Çok…devamıNe tatlı film ya. Ama Türkçe adı bir o kadar da korkunç shdhhdhd Kötü komedilerden sanıyordum hep adı yüzünden. Halbuki alakası yokmuş. İkinci izleyişim ve tekrar aynı keyfi aldım. Kadının koroyu yönetme süreci herkesin kendi sesini bulması falan harika. Çok keyifli bir film. İkinci filmini daha çok seviyorum ama.