lisede kitabini okumustum zaten romantik komedi okumayi da izlemeyi de cok seviyorum. Filmini de yuzumde hep bir siritmayla izledim. Sahte iliski olayi ve huysuz neseli uyumu cok tatliydi ic isitan harika bir konfor filmi.
Aklıma esti, Korra'da Tarrlok ve Noatak'ın final sahnesine bir baktım tekrar. Bu kadar güzel script yazabiliyorken nasıl sıçtı bu dizi hâlâ hayret ediyorum.
Fransız küçük kız çocuğu Zazie, taşra yöresinden Paris’in merkezinde yaşayan dayısının evine ziyarete gelmiştir. Zazie’nin en büyük hayali dayısıyla birlikte Paris’in metrosunu gezmektir. Ancak ne var ki Paris metrosundaki grev nedeniyle metro kapalıdır. Zazie bir gün dayısının evinden tüyecektir ve…devamıFransız küçük kız çocuğu Zazie, taşra yöresinden Paris’in merkezinde yaşayan dayısının evine ziyarete gelmiştir. Zazie’nin en büyük hayali dayısıyla birlikte Paris’in metrosunu gezmektir. Ancak ne var ki Paris metrosundaki grev nedeniyle metro kapalıdır. Zazie bir gün dayısının evinden tüyecektir ve Paris’i gezmeye başlayacaktır. Film boyunca Paris’in 1960 yılındaki sokaklarını, caddelerini ve en önemlisi Eyfel Kulesi’nin heybetinin gölgesinde Paris şehrini kuşbakışı olarak gözlemlemekteyiz. Diğer yandan filmde absürd ve müzikal sahneler son derece ağırlıklıdır. Bu film çocukluğun sevimli ve afacan yanını bizlere vurgulamaktadır.
Ahjuicy'lerimmm 🤓 Ajan Kim Yeniden Faaliyete Geçti. 🥷🏻 Mükemmel bir diziydi. Başrol kesinlikle tam bir aksiyon adamı, dövüşte çok iyi. Bir bodyguardım olsa direkt bu adamı seçerdim başka kişi düşünmezdim bile. :D Dizi gerçekten çok sardı, sıkıldığım bir an hiç…devamıAhjuicy'lerimmm 🤓
Ajan Kim Yeniden Faaliyete Geçti. 🥷🏻 Mükemmel bir diziydi. Başrol kesinlikle tam bir aksiyon adamı, dövüşte çok iyi. Bir bodyguardım olsa direkt bu adamı seçerdim başka kişi düşünmezdim bile. :D
Dizi gerçekten çok sardı, sıkıldığım bir an hiç olmadı. İzlemesi aşırı keyifliydi çünkü sadece dövüş, aksiyon yok komik sahneler de var.
10/10 🥋
Osmanlı tarihi ve kültürü üzerine yazdığı yazılarla tanınan Türk tarihçi ve yazar Reşat Ekrem Koçu'nun "Tarihimizde Garip Vakalar" isimli kitabı; Osmanlı tarihinde gerçekleşen, ilginç olarak nitelendirebileceğimiz olayların anlatıldığı kısa bir eser. Yazar, tarihi kaynaklardan aktardığı anekdotlarla bize hikaye tadında bir…devamıOsmanlı tarihi ve kültürü üzerine yazdığı yazılarla tanınan Türk tarihçi ve yazar Reşat Ekrem Koçu'nun "Tarihimizde Garip Vakalar" isimli kitabı; Osmanlı tarihinde gerçekleşen, ilginç olarak nitelendirebileceğimiz olayların anlatıldığı kısa bir eser. Yazar, tarihi kaynaklardan aktardığı anekdotlarla bize hikaye tadında bir anlatı sunuyor. Bahsedilen olaylar arasında herhangi bir illiyet bağı yok, hikayeler farklı farklı dönemlerde yaşanmış olayları herhangi bir kronolojik sıraya bağlı kalmadan anlatıyor. Genel akademik kaynakların aksine siyasi bir tarihi değil, sıradan insanların da hikayelerini dile getiriyor. Kitap bir siyasi tarih anlatımı değil, tamamen Osmanlı Devleti tarihi içerisinde gerçekleşen ilginç, garip olayların ve suçların anlatıldığı eğlenceli bir eser. Ben kitabı oldukça beğendim ve eğlenceli buldum. Salt siyasi tarih yerine folklorik bir eser okumak hoşuma gitti. Tarihle ilgilenmeyen ya da sevmeyen insanlar da rahatlıkla ve eğlenerek okuyabilirler. Ayrıca tarihi kaynaklardan alınan bilgiler anlatılsa da dili ağır değil, bu da kitabı daha anlaşılır kılıyor. Kısa kısa hikayelerden oluşan ince bir kitap olduğu için de bir günde bitirilebilir. Siyasi tarihten sıkıldıysanız ve yormayan bir tarihi kitap arıyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Spoiler içeriyor
Guguk Kuşu, bir akıl hastanesini yalnızca tedavi edilen bir yer olarak değil, insanların iradelerinin yavaş yavaş ellerinden alındığı kapalı bir düzen olarak gösteriyor. Jack Nicholson’ın McMurphy’si ise bu düzene sığmayan, özgürlüğüne düşkün ve oldukça canlı bir karakter. Nicholson’ın oyunculuğu özellikle…devamıGuguk Kuşu, bir akıl hastanesini yalnızca tedavi edilen bir yer olarak değil, insanların iradelerinin yavaş yavaş ellerinden alındığı kapalı bir düzen olarak gösteriyor. Jack Nicholson’ın McMurphy’si ise bu düzene sığmayan, özgürlüğüne düşkün ve oldukça canlı bir karakter. Nicholson’ın oyunculuğu özellikle burada çok etkileyici; McMurphy’nin neşesi ve taşkınlığı ilerledikçe yerini daha hüzünlü bir tabloya bırakıyor.
Milos Forman, hastanedeki baskıyı büyük sahnelerden çok gündelik hayat üzerinden kuruyor. Louise Fletcher’ın oynadığı Hemşire Ratched’ın sakin ve mesafeli tavrı da bu yüzden oldukça rahatsız edici. Bağırıp çağırmadan, yalnızca kurallar ve psikolojik baskı aracılığıyla insanlar üzerinde büyük bir kontrol kuruyor.
Filmin beni en çok etkileyen tarafı McMurphy’nin diğer hastalarla kurduğu ilişki oldu. Başlangıçta yalnızca kendi eğlencesini düşünen biri gibi görünürken, zamanla diğerlerinin kendilerine olan güvenini değiştirmeye başlıyor. Özellikle Şef’le olan ilişkisi filmin duygusal tarafını güçlendiriyor.
Final ise filmin bütün duygusunu tek bir sahnede topluyor. Şef’in McMurphy’yi geride bırakıp hastaneden kaçması bana oldukça hüzünlü ama aynı zamanda anlamlı geldi. McMurphy’nin hikâyesi kötü bitiyor, fakat onun sayesinde Şef ilk kez kendi hayatı hakkında bir karar verebiliyor. Filmi kapattığımda bende kalan duygu, büyük bir zaferden çok buruk bir özgürlük hissiydi.
Spoiler içeriyor
ben aşkın var olduğunu düşünüyorum . Aşk sadece filmlerde olan bir şey değil bence . Gelelim filme akdkakkds film çok safe hissettiriyor. Bu tarz Amerikan filmlerini seviyorum . Sosyal medyada elektrik çarpma sahnesini görmüştüm . O sahnedeki şakalaşmaları tatlıydı .…devamıben aşkın var olduğunu düşünüyorum . Aşk sadece filmlerde olan bir şey değil bence . Gelelim filme akdkakkds film çok safe hissettiriyor. Bu tarz Amerikan filmlerini seviyorum . Sosyal medyada elektrik çarpma sahnesini görmüştüm . O sahnedeki şakalaşmaları tatlıydı . Henry sen nasıl aşık olmuşsun ya ! Nasıl güzel seviyorsun öyle !Lucy ile 1 gün öncesinde tanışsaydınız suan ki tadı vermezdi . Aşk daim olsun… 8/10 💛✨🧚🏻
Yazarın Güneşteki Kan Üçlemesi'nin ilk kitabı olan ve sömürgecilik sonrası kimlik, aidiyet ve ulus-devlet kavramlarını merkeze alan Haritalar'da, Etiyopya-Somali iç savaşında babasını, doğumunda da annesini kaybeden ve Somalili olmayan süt annesi Misra tarafından büyütülen Askar'ın hikayesi anlatılır. Askar, ergenlik çağındayken…devamıYazarın Güneşteki Kan Üçlemesi'nin ilk kitabı olan ve sömürgecilik sonrası kimlik, aidiyet ve ulus-devlet kavramlarını merkeze alan Haritalar'da, Etiyopya-Somali iç savaşında babasını, doğumunda da annesini kaybeden ve Somalili olmayan süt annesi Misra tarafından büyütülen Askar'ın hikayesi anlatılır.
Askar, ergenlik çağındayken dayısı Hilaal ile yengesi Salaado'nun yanına Mogadişu'ya gider ve başka bir dünyayla karşılaşır. Ergenlikten genç bir adama dönüşmeye başlayan Askar'ın haritalar ve insan bedeni metaforları üzerinden süren kimlik arayışları da devam eder. Savaş bir yandan devam ederken Misra da cinayet ve vatana ihanetle suçlanır. Göçmen olarak Mogadişu'ya gelir, tek isteği Askar'ı tekrar görmektir ancak Askar artık onun tanıdığı Askar değildir.
Askar, çocukluğundan itibaren iç savaşın ve kargaşanın ortasında kaybolan kimliğini yeniden yaratma çabası içindedir. Kitapta kullanılan harita metaforu, bir yandan ulusal sınırların, kimliklerin ve insan bedeninin birbiriyle nasıl iç içe geçtiğini, modern devletlerin ve harita yapımcılarının dayattığı yapay ulusal sınırların, insanların aidiyet duygularını nasıl parçaladığını ve travmalara yol açtığını gösterirken bir yandan da sütannesi Misra ile Askar’ın ilişkisi üzerinden, ulus-devlet sınırlarının ötesinde, sevgi, aidiyet ve sahiplenme ile alternatif bir "kimlik haritası" çizilmeye çalışılır.
Anlatım teknikleri ve bakış açısı bakımından oldukça deneysel bir yapıya sahip olan romanda, sabit bir anlatıcı yerine Askar’ın benliğindeki farklı katmanları ve kimlik arayışını yansıtacak şekilde anlatım sırasıyla 1. tekil şahıs (ben), 2. tekil şahıs (sen) ve 3. tekil şahıs (o) zamirleri arasında değişir. Dolayısıyla hikaye hem Askar’ın kendi iç sesinden ("ben" ve "sen" olarak kendisine hitap ettiği bölümler) hem de dışarıdan bir gözlemci gibi aktarılır.
Haritalar, benim için farklı farklı bir deneyim aynı zamanda da yazarla ilk tanışma kitabım oldu ve çok beğenerek okudum. Hatta üçlemenin diğer kitaplarını da hemen aldım. Farklı bir coğrafyayı ve tarzı deneyimlemek isteyenler için tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Notum : 8/10
Hayatta karşına çıkan her olay seni sen yaptı. Hepsi senin birer parçan.Seni oluşturan anılar,düşünceler,duygular hepsi bugüne getirdi.Hiçbir duygu kalıcı kalmadı geçti ve gitti.Şimdi her ne hissediyorsan o da birgün geçmiş olucak.Her halinle,hatalarınla ve başarılarınla tam ve büyünsün.Hepsi sensin.Kötü yanlarını ve…devamıHayatta karşına çıkan her olay seni sen yaptı.
Hepsi senin birer parçan.Seni oluşturan anılar,düşünceler,duygular hepsi bugüne getirdi.Hiçbir duygu kalıcı kalmadı geçti ve gitti.Şimdi her ne hissediyorsan o da birgün geçmiş olucak.Her halinle,hatalarınla ve başarılarınla tam ve büyünsün.Hepsi sensin.Kötü yanlarını ve hatalarını dışlama. Hepsi sana çok şey öğretti ve ileri taşıdı.Hepsi birer deneyim.Her halini kabul ettiğinde hafifliceksin🤍🌸