uc yil onceki sena olsa sasiracagi mutluluktan delircegi seyleri simdiki sena cok normal karsiliyo.. cok garip ben bunu o zaman cok istemistim neden şimdi gerceklesince bu kadar hypelanamiyorum.... bazi seyleri astik heralde idk
Sözlükte her ne kadar ait olamamak, bir şeylerin dışında kalmak gibi anlamlar taşısa da 'yabancı' kelimesi esasında burada daha farklı manalarla taçlandırılmış. Ölüm üzerine kişiden beklenilen bir yas süreci ve bu ölümle birlikte hayata alışmaya devam etmesidir. Yas tutup acısını…devamıSözlükte her ne kadar ait olamamak, bir şeylerin dışında kalmak gibi anlamlar taşısa da 'yabancı' kelimesi esasında burada daha farklı manalarla taçlandırılmış.
Ölüm üzerine kişiden beklenilen bir yas süreci ve bu ölümle birlikte hayata alışmaya devam etmesidir. Yas tutup acısını yaşadığı anlarda, "dünyanın sonu değil" denilir; hayata devam edildiği anlarda ise kişi kınanır. Lakin insanların çoğu kişileri bir bireyden ziyade toplum olarak yargılıyor. O topluluktaki normlar ne ise kişilerin de buna ayak uydurarak kendi benliklerini bırakması isteniyor.
Yabancıya döndüğümüz zaman;
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde pek de önemli olmayan günlük şeyler okuyoruz ve bu kısmı ne kadar boş olarak görseniz de Meursault'nün karakterini anlamlandırmanız, ileriki süreç için altyapı oluşturmak için kurgulanmış bir zemin olarak okuyabiliriz.
İkinci bölümde ise karakterin bir davada yargılanmasıyla bir şeyler hareket haline geçiyor.En başından beri Meursault'nun kayıtsız bir kişiliği olduğunu düşüneceksinizdir ve bu sizi yüksek ihtimalle sinirlendirecektir. Lakin benim okuduğuma göre, Meursault kayıtsız bir kişilikten ziyade donuk bir ruha sahip. Yaşadığı yıllar boyunca duyguları ve düşünceleri uyuşmuş ve bunların tekrar harekete geçmesi için bir tetikleyici unsura ihtiyaç duyuyor. Ama bu uyuşukluk içerisinde geçirdiği sürecin uzunluğu dolayısıyla tetikleyicilerin onu etkilediğini bile zamanla fark edebiliyor.
Yargılanma sürecinde işte sürekli olarak avukatın, savcının, tanıkların onun hakkındaki düşüncelerine şahit oluyoruz ama bir türlü Meursault kendi hakkında yorumda bulunmuyor. Kendisine yöneltilen bazı soruları dahi cevaplayamıyor çünkü kendisine yabancı —Zannımca kitabın ismi de buradan geliyor.— Kendine yabancılaşma. Herkesin karakter için düşünceleri, çeşitli yargıları var ama karakterin kendini soktuğu bir kalıp yok. Yani karakter "Ben böyleyim" diyemiyor, kendini tanımıyor.Davanın sonucu ile o uyuşmuşluğu giderecek şey meydana geliyor aslında. Ölüm düşüncesi. Düşünceden ziyade, ölüm gerçeği. Bir nebze de olsa kendisine getiriyor ve bir şeyler artık anlam kazanmaya başlıyor. Yaşamak onun için bir şeyler ifade ediyor. Annesinin ölümüne bile üzülmeyen bir bireyin zaman içerisinde ölümü, yaşamı, sevinci hüzün vs. kitap boyunca kendince tanımlamasına eşlik ediyoruz.
Bu baskının Dili oldukça ağır, o da eski Türkçe kelimelerin çok olmasından kaynaklı. Günümüz Türkçesi ile dipnot olarak anlamları verilse de bir aşağı bir yukarı inip çıkmak insanı yoruyor. İçeriğe gelirsek, İslam öncesi Türk tarihini detaylı bir şekilde anlatmış, günümüzde…devamıBu baskının Dili oldukça ağır, o da eski Türkçe kelimelerin çok olmasından kaynaklı. Günümüz Türkçesi ile dipnot olarak anlamları verilse de bir aşağı bir yukarı inip çıkmak insanı yoruyor.
İçeriğe gelirsek, İslam öncesi Türk tarihini detaylı bir şekilde anlatmış, günümüzde halen kullanılan kara - ak -gök- yer kavramlarını Oğuzların soy dağılımını çok iyi şekilde anlatmış. İçinde Türk tarihine kültürüne dair birçok değerli bilgi bulabilirsiniz. Günümüz Türkçesi ile çevrilen bir baskısı olsa daha verim alınacağı kesin.
İzledikçe hafıza meselesi üzerine düşünmeye başladım. İnsan kendi yaşadıklarından bile emin olamaz hale gelirse ne hissederdi, bunu düşünmek bile biraz ürkütücü. Beni en çok da aile tarafı etkiledi. Sevdiğin birinin yavaş yavaş değiştiğini görmek ve ona yardım etmek isteyip ne…devamıİzledikçe hafıza meselesi üzerine düşünmeye başladım. İnsan kendi yaşadıklarından bile emin olamaz hale gelirse ne hissederdi, bunu düşünmek bile biraz ürkütücü.
Beni en çok da aile tarafı etkiledi. Sevdiğin birinin yavaş yavaş değiştiğini görmek ve ona yardım etmek isteyip ne yapacağını bilememek gerçekten ağır bir şey.
Film bittikten sonra bir süre etkisinden çıkamadım. Üzücüydü ama sadece üzücü değildi; insanın kendi hayatını ve sevdiklerini de düşündürüyor.
Bir gün kendi hatıralarımıza bile güvenemezsek, kendimizi hâlâ aynı kişi olarak hisseder miyiz?
Evet bu film ile X-MEN filmlerini sonlandırmış bulunmaktayım. Son filmimi de izledim. Açıkçası çok X-MEN tadında değildi ,korku türüne daha yakındı benim için ortalamanın bir tık altındaydı. Değişik bir hikayesi vardı, yeni süper güçler görmek güzeldi fakat yine karakterlerin bu…devamıEvet bu film ile X-MEN filmlerini sonlandırmış bulunmaktayım. Son filmimi de izledim. Açıkçası çok X-MEN tadında değildi ,korku türüne daha yakındı benim için ortalamanın bir tık altındaydı. Değişik bir hikayesi vardı, yeni süper güçler görmek güzeldi fakat yine karakterlerin bu süper güçlerini kullanamama durumu son raddeye gelene kadar bekleme durumu beni bu X-MEN serisinde çileden çıkaran şey oldu. Cast seçimini de pek beğenemedim. Seriyi bitirmek için izleyebilirsiniz. Ana seri ile aynı evrende geçiyor fakat bir bağlantıları yok.
arkdslr cok ozlemisim burayi eski anilarima baktimda galiba duygulandim cok zor donemlerden geciyorum umarim atlatirim uzun zamandir hevesimi kaybetmis bulunmaktayim ali riza bey moodundayim dizi kitap sarmiyo konudan bagimsiz asker beklemekte ne zormus arkadas geberiyoruz hasretinden😔🙏🏻 nys size basarilar
Bugün oturdum ölümü düşündüm Soğuk camlara dayayarak yüzümü Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları Bugün oturdum ölümü düşündüm Örterek yüreğime kara bir tülü Bugün oturdum ölümü düşündüm Bir darağacında ya da yolda yürürken Bugün oturdum ölümü…devamıBugün oturdum ölümü düşündüm
Soğuk camlara dayayarak yüzümü
Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Örterek yüreğime kara bir tülü
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Bir darağacında ya da yolda yürürken
Bugün oturdum ölümü düşündüm
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken