21 gün şekeri bırakıyorum ve bugün birinci günümdü. hayatımda yaptığım en zor şey falan ben günde 5 öğün tatlı yiyen bir insanım ama bugün dayandım hatta gaza gelip spor falan da yaptım. yani 21 günde vücudum açısından büyük bir değişiklik…devamı21 gün şekeri bırakıyorum ve bugün birinci günümdü. hayatımda yaptığım en zor şey falan ben günde 5 öğün tatlı yiyen bir insanım ama bugün dayandım hatta gaza gelip spor falan da yaptım. yani 21 günde vücudum açısından büyük bir değişiklik beklemiyorum sadece alışkanlık kazanmak ve biraz daha sağlıklı hissetmek için deniyim dedim. ilerleyen günlerde güncellerim🫠
Spoiler içeriyor
Genelde bu tarz devam filmlerinde, ilk filmin önüne geçmeyeceği düşüncesiyle filmi izlemeye karar verdim. Beni şaşırttı mı tabi ki hayır. İlk filmin dram ve gerilim havasından zerre eser yok. Filmin, birçok sahnesi yetersiz işlenmiş ve mantık hatalarıyla dolu bir şekilde…devamıGenelde bu tarz devam filmlerinde, ilk filmin önüne geçmeyeceği düşüncesiyle filmi izlemeye karar verdim. Beni şaşırttı mı tabi ki hayır. İlk filmin dram ve gerilim havasından zerre eser yok. Filmin, birçok sahnesi yetersiz işlenmiş ve mantık hatalarıyla dolu bir şekilde hızla ilerliyor, bu da izleyiciyi hikayenin içine çekmek yerine, bir anda son sahnede bulmasına neden oluyor.
Yaşadıkları sığınağın yıkılmasıyla kaçışan insanlar birden bota biniyor, bir yerlere ulaşıyor, birileri ölüyor, birileri savaşıyor. Ancak bunların hiçbiri yeterince açıklanmamış, karakterlerin yaşadığı durumlar ve motivasyonlar yüzeysel bırakılmış. Büyük bir felaket sonrası sığındıkları yer yıkılmış, kratere gitmeye karar veriyorlar. Ama bu yolculukta hiçbir şekilde gerçek bir çaresizlik hissi verilmiyor; tempo çok yavaş ve merak duygusunu öldürüyor. İzlerken aklınızdan “Bunlar kesin kratere gidecek” düşüncesi geçiyor, gerilim ve sürpriz unsuru kayboluyor.
Üstelik film, mantık hatalarından da kaçamıyor. Karakterler tehlikeli durumların ortasında bir anda doğru yerlerde beliriyor, engeller beklenmedik şekilde aşılıyor ve olay örgüsünde geçişler neredeyse hiç açıklanmıyor. Kraterin kendisi ise adeta bir cennet gibi gösteriliyor, felaket sonrası dünyada böylesi bir yerin kolayca bulunması inandırıcılığı zayıflatıyor.
Kısaca, beklentilerinizi çok yüksek tutmadan ufak bir survival hikayesi arıyorsanız şans verebilirsiniz.
Açıkçası çok fazla sevemedim. Değişik bir kurgusu vardı ama ilk iki bölümden sonra saçmaladı. Rachel nelerle uğraşırken Nicky'nin ona inanmayıp kaale almaması falan ne alakaydı ya kızla Nicky'nin abisi uğraştı resmen? Konusu değişik ve güzeldi ama pek sevemedim sonuna doğru…devamıAçıkçası çok fazla sevemedim. Değişik bir kurgusu vardı ama ilk iki bölümden sonra saçmaladı. Rachel nelerle uğraşırken Nicky'nin ona inanmayıp kaale almaması falan ne alakaydı ya kızla Nicky'nin abisi uğraştı resmen? Konusu değişik ve güzeldi ama pek sevemedim sonuna doğru sıkıldım
Tam iki saatte Oğuz Atay - Günlük kitabını bitirdim. Güzel geçen bir vakitti. Bir alıntı bırakmak istedim; "Bir trajedinin içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Çok güzel yaşayıp gittiğimizi sanıyoruz. İnsanlarımız, bu kötü yaşantıyı dile getirmenin, 'muhalefet yapmak' olduğunu sanıyorlar. Bir…devamıTam iki saatte Oğuz Atay - Günlük kitabını bitirdim. Güzel geçen bir vakitti. Bir alıntı bırakmak istedim;
"Bir trajedinin içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Çok güzel yaşayıp gittiğimizi sanıyoruz. İnsanlarımız, bu kötü yaşantıyı dile getirmenin, 'muhalefet yapmak' olduğunu sanıyorlar. Bir 'mış gibi yapmak' tutturmuşlar; arabalar yürüyor ya, ekmek yapılıyor ya, iyi kötü suyumuz geliyor ya... mesele yok. Bir taklit yapıyoruz ve Batıya bile kendimizi kabul ettirdiğimiz anlar oluyor."
"Kadınlar acıyla doğarlar. Bu bizim fiziksel kaderimizdir. Adet sancıları, meme ağrıları, doğum... Biz tüm bunları hayatımız boyunca içimizde taşıyoruz. Erkeklerse taşımıyor. Arayıp bulmak zorunda kalıyorlar." "Aşk berbattır. Acı vericidir. Korkunçtur. Kendinizden şüphe duymanıza, kendinizi yargılamanıza, hayatınızdaki diğer insanlardan uzaklaşmanıza neden…devamı"Kadınlar acıyla doğarlar. Bu bizim fiziksel kaderimizdir. Adet sancıları, meme ağrıları, doğum... Biz tüm bunları hayatımız boyunca içimizde taşıyoruz. Erkeklerse taşımıyor. Arayıp bulmak zorunda kalıyorlar."
"Aşk berbattır. Acı vericidir. Korkunçtur. Kendinizden şüphe duymanıza, kendinizi yargılamanıza, hayatınızdaki diğer insanlardan uzaklaşmanıza neden olur."
"Bence sevmeyi hepimizden daha iyi biliyorsun. Zaten bu yüzden canın daha çok acıyor."
"Ona olan tüm sevgimi şimdi nereye koyacağımı bilmiyorum."
"İnsanları acı çeken birinin yanında olmak ürküttüğü için ortadan kaybolurlar."
"Ya herkes böyle hissediyor ve bu konu hakkında konuşmuyor ya da tamamen yalnızım."
●Güzeldi🌼
Dizi, adı gibi gerçekten başka bir diziydi; şimdiye kadar izlediklerime benzemeyen türden bir yapımdı. Gerek ele aldıkları konu olsun gerek oyunculuklar olsun, çok başarılı buldum. Oyunculukların hepsi çok iyiydi ama özellikle Öykü Karayel rolünü çok iyi yapmış; Meryem karakterini izlemek…devamıDizi, adı gibi gerçekten başka bir diziydi; şimdiye kadar izlediklerime benzemeyen türden bir yapımdı. Gerek ele aldıkları konu olsun gerek oyunculuklar olsun, çok başarılı buldum. Oyunculukların hepsi çok iyiydi ama özellikle Öykü Karayel rolünü çok iyi yapmış; Meryem karakterini izlemek bana büyük bir zevk verdi.
Keşke dizi daha uzun soluklu olsaydı ama buna rağmen kaliteli bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Dışarıdan önyargı ile yaklaştığımız hayatlar ve insanlar var. Keşke o kalıplarımızı biraz olsun kırabilsek ve birbirimizi gerçekten olduğumuz haliyle kabul edebilsek... O zaman her şey çok daha güzel olabilir diye düşünüyorum.
"Bitkilere tamamen bağımlıyız. Maine ormanlarındaki ağaçlardan yapılma ahşap evlerde uyanıyor, fincanımıza Brezilya'da yetişmiş kahve çekirdeklerinden öğütülmüş kahve koyuyor, mısır pamuğundan yapılmış tişörtümüzü giyiyor, bilgisayardan kağıda çıktı alıyor, Afrika'da yetişen kauçuklardan yapılma lastikleri olan ve milyonlarca yıl önce ölmüş açık tohumlu…devamı"Bitkilere tamamen bağımlıyız. Maine ormanlarındaki ağaçlardan yapılma ahşap evlerde uyanıyor, fincanımıza Brezilya'da yetişmiş kahve çekirdeklerinden öğütülmüş kahve koyuyor, mısır pamuğundan yapılmış tişörtümüzü giyiyor, bilgisayardan kağıda çıktı alıyor, Afrika'da yetişen kauçuklardan yapılma lastikleri olan ve milyonlarca yıl önce ölmüş açık tohumlu bitkilerden elde edilen benzinle çalışan arabalarımızla çocuklarımızı okula götürüyoruz. Bitkilerden elde edilen kimyasallar ateş düşürüyor (mesela aspirin) ve kanseri tedavi ediyor (Taxol). Buğday bir çağın sonunu getirip başka bir çağ başlattı, mütevazi patates ise kitlesel göçlere neden oldu. Bitkiler bize ilham vermeye ve bizi hayrete düşürmeye devam ediyor: Bir yanda dünyanın en büyük bağımsız organizmaları olan algleri görüyoruz; güller ise istisnasız herkesin yüzünde güller açmasını sağlıyor." -sayfa 14
"Bitkiler dokunuşu hissedebilir ama acı hissetmezler. Tepkileri de öznel değildir. Bizimse dokunma ve acı algımız özneldir. Kişiden kişiye değişir. Hafif bir dokunuş kimileri için haz vericidir, kimileri içinse rahatsız edici bir gıdıklama." -sayfa 70
"Bence sormamız gereken soru bitkilerin zeki olup olmadığı değil (zeka teriminin ne anlama geldiği konusunda anlaşmaya varana kadar asırlar geçer çünkü), bitkilerin çevrelerinin farkında olup olmadığıdır ve evet bitkiler çevrelerinin farkındadır. Bitkiler çevrelerindeki dünyanın son derece farkındadır." -sayfa 131
"Bitkilere duygularımızı yansıtır, açmış bir çiçeğin solmuş bir çiçekten daha mutlu olduğunu düşünürüz. 'Mutlu' sözcüğü 'optimal bir fizyolojik durum' olarak tarif edilebilirse, o zaman belki bu sözcük uygun sayılabilir. Ama hepimiz için 'mutlu' sözcüğünün, mükemmel bir fiziksel sağlıktan fazlasını içerdiği düşüncesindeyim. Ne de olsa hepimiz çeşitli rahatsızlıklarla cebelleşen ama mutlu olan insanların yanı sıra, sağlıklı olsalar da kendilerini mutsuz hisseden insanlar tanırız. Mutluluğun bir ruh hali olduğu konusunda fikirbirliğine varabiliriz sanırım." -sayfa 132
"Birey olarak, toplumdaki yerimizi çoğunlukla kendimizi başka insanlarla kıyaslayarak anlamaya çalışırız. Tür olarak ise, doğadaki yerimizi kendimizi diğer hayvanlarla kıyaslarak anlamaya çalışırız." -sayfa 133
Bu film hakkında söylenecek hiçbir söz yok. Ennnnn sevdiğim film olur kendisi 🫶🏻Belki on kez izlemişimdir ama her seferinde aynı şekilde etkileniyorum. Müzikleri harika, atmosferi harika, karakterler harika, oyuncular harika… hala izlememiş olanlar çok şey kaçırıyor diyebilirim.